"Bir devrim evvelâ devrimi devirecek Mama lobisi bizi görünce memleket değiştirecek." -Che Meowera
Not:
Arap baharı: Twitter ve Facebook Baharı GÜrcistan da: GÜl Devrimi UkrayNa da : TurUNcu Devrimi ÇekoslovAkya da: PrAg Baharı
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Yapay Zekâ Çıktı, Kitap Öldü” Diyor Allah’ın Belaları
Şimdi ona melek ya da şeytan diye bakanların çoğu yapay zekânın yakın zamanda kat ettireceği medeniyet mesafesini anlayamıyormuş ama yakında onlar da anlayacakmış. O değil de, “Yapay zeka var, artık kitap dolaşımdan çıkacak” diyor Allah’ın cezaları. Tüfek icat olduğunda mertlik ölmüştü. O gün bugündür namertlik hükümferma ama bundan ne katillerin ne maktullerin ne müebbetlerin ne işkencecilerin ne de kürek mahkumlarının şikâyeti var. Namertlik öyle tabana yayıldı ki insan öldürme aparatı üretenler dünyanın her yerinde başa tac ediliyor. Haksızlık, hukuksuzluk yani zulüm, hemen her kumaştan her cinsten kendine dilediği elbiseyi dikiyor. Kalleşlikten, namertlikten son şikayetçi olan adam Köroğlu’ydu. Onun da üzerinden şu kadar yüzyıl geçti. Şimdi insanlar, örgütler, devletler, toplumlar göğüslerini döve döve sahip oldukları, olacakları, olmak ya da olmamak istedikleri savaş uçakları, radar sistemleri, füze ve nükleer silahlarla övünüyorlar. Cahiliye, sanayi, teknoloji, bilgi, bilişim, bilim, iletişim çağlarının üzerine ilerleme durdurulamıyor. Hâliyle insanın azgınlığına da fren bulunamıyor. İnsan ölümsüzlük arayışını sürdürürken dünyayı altüst etmeye devam ediyor. Biz daha “adamlar yapmış,” “şeytan bunun neresinde,” “tarihin terakkinin niye gerisinde kaldık” diye iki sülüs besmele, birkaç amme cüzü, üç beş divan şiiri için matbaayı geciktiren ecdadımız ile şah ve padişahlarımıza sitem ederken şu geldiğimiz yere bakın. Perdahsız kerpiç damlardan kaloriferli apartman dairesine taşınmanın ve henüz matbaada bir iki kitap tab etmenin sevincindeyken hangi akılla, ne ara, nasıl geldiysek yapay zekâ algoritmalarının hüküm sürdüğü şu saçma sapan günlere geldik. Söz bitmiş, anlam çökmüş, hikmet ölmüş, hayret uçmuş, cümle dağa kalkmış, düşüncenin cazibesi kalmamış, fikir
Makale|Yazı
“Bu birikimler, olağanüstü koşullar ve olağanüstü politik atmosfer, Kaypakkaya’yı şekillendirmiş ve uçurumun kenarında cüretle yürümesine yol açmıştır. Kısa bir sürede Kaypakkaya’nın muazzam sıçramalar göstermesi ve bir komünist önder olarak öne çıkması bu yüksek konjonktürün eseridir. Sınıf mücadelesinin ritmi, sınıfsal antagonizmanın şiddeti böylesi özel kimliklerin ortaya çıkmasını sağladığı gibi, İbrahim Kaypakkaya’da bu ritmi yakalayan ve buna uygun olarak konumlanan iradeyi göstermiştir. Aynı konjonktürün Mahir Çayan ve Hüseyin İnan gibi devrimci önderleri yarattığı unutulmamalıdır. Rus Devrimi gerçekleştiğinde Bolşevik önder kadronun çok genç (Lenin en yaşlılarıydı ve 47 yaşındaydı) yaşta olduklarının altı çizilmelidir.” kaynak makale: umutsen.org/index.php/2022/...
Siyaset
“Bunu Filistin, İrlanda, Angola, Mozambik, Gine Bissau, Vietnam, Kamboçya, Laos, Uruguay, Peru, Nikaragua, Brezilya gibi dünyanın birçok coğrafyasındaki yükselen ulusal kurtuluş mücadeleleri izlemiştir. Ayrıca küresel düzeyde gerçekleşen alternatif hareketlerle birlikte, refah toplumunun insanı kadavraya dönüştüren işleyişi ve reel sosyalizmin bürokratik çürümüşlüğü ve özgürlüğü yok edişi ortaya çıkmıştır. 1968, bu manada küresel düzeyde kolektif ayağa kalkış ve “başka bir dünya arayışını” simgeler. Bütün bu dinamikler ve özellikle Çin Devrimi ve Vietnam Devrimi Kaypakkaya’nın ideolojik-teorik ve politik- pratik şekillenmesine yol açacaktır. İhtilalciliğin bir varoluş olarak Kaypakkaya’da somutlanmasını buralarda aramak gerekir. Özellikle ezber bozucu ve alt üst edici içeriğe sahip hem bir kitle hareketi hem de bir üst yapı hareketi olarak gelişen Çin Kültür Devrimi, Kaypakkaya’nın ideolojik – teorik mimarisinin katmanlarını oluşturacaktır. Çin Devrimi’nin cebiri ve diyalektiği üzerine yoğunlaşma, Kaypakkaya’nın gerçek mânâda üstün bir teorik performans göstermesini beraberinde getirecektir.” Kaynak: umutsen.org/index.php/2022/...
Siyaset
Ölmeyi bile sende seviyorsam bana kolaycı diyemezsin, meğer ayrılığım bile iştahı aşk.Benim hayatımın müzik rotası, solumun devrimi, parmak ucumda akıp gidecek ilkbaharımsın.Benimki acıya ramak kala. Nesine yanıyorsam, mantıksızlığımın bilinmeyenisin. Sen aşksın, onu biliyorum; ben sende neyim, onu bilemiyorum. Azaldıkça azalıyorum, sen üzülme bu bana yeter.Ben kendimden kendimi çıkarıyorum, bir tek sen değişmiyorsun. Tarih yeniden yazılsa bile sen hep aşkım dasın. Neek
Edebiyat