Tatmin = Beğenmek - İstemek
Senecanın meşhur, “Fakir olmak az şeye sahip olmak değil, daha fazlasını istemektir,” sözünün arkasındaki bilgelik budur. İstekleriniz beğenilerinizin üstündeyse her zaman tatminsiz kalırsınız. Sürekli olarak soruna çözümden daha fazla ağırlık verirsiniz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eylemleriniz bir şeyi ne kadar istediğinizi gösterir. Bir şeyin öncelik olduğunu söylüyor ama asla eyleme geçmiyorsanız onu gerçekten istemiyorsunuzdur. Kendinizle dürüst bir konuşma yapmanın zamanı gelmiş demektir. Eylemleriniz gerçek motivasyonlarınızı açığa çıkarır.
Acı çekmek ilerlemeye itici güç olur. Bütün acıların kaynağı, durumda bir değişiklik olması için duyulan arzudur. Bu aynı zamanda her türlü ilerlemenin de kaynağıdır. Durumunuzu değiştirme arzusu sizi eyleme geçmeye iter, insanlığı ilerleme arayışına girmeye, yeni teknolojiler geliştirmeye ve daha üst seviyelere uzanmaya iten, daha fazlasını istemektir. Şiddetli istek olduğunda tatminsiz ama azimli oluruz. Şiddetli istek olmadığında ise tatmin oluruz ama hırstan yoksun kalırız.
Mutluluk arzunun yokluğudur. Bir işareti gözlemlediğinizde ama durumunuzu değiştirmeyi arzulamadığınızda mevcut durumdan hoşnutsunuzdur. Mutluluk hazza (sevinç ya da tatmin) erişilmesiyle değil, arzunun eksikliğiyle alakalıdır. Farklı hissetme dürtünüz olmadığında gelir. Mutluluk, durumunuzu değiştirmeyi istemez olduğunuzda girdiğiniz haldir.
Ancak mutluluk geçicidir çünkü her zaman yeni bir arzu çıkagelir. Caed Budris’in dediği gibi, “Mutluluk bir arzunun tatmin edilmesi ile yeni arzunun oluşması arasındaki boşluktur.” Aynı şekilde acı çekmek de bir durumun değişmesi için duyulan şiddetli arzu ile değişime ulaşma arasındaki boşluktur.