"İşte" dedi, “Tam bir mantık zulmü. Ölümden daha güçlü olan şey, bize ölümü göze aldıran şeydir; candan daha kıymetli olan, uğruna canın feda edildiği şeydir” “Eğer canını feda ettiysen, onu istediğinden dolayı değil, fakat gerektiği için" dedim, “Eğer başka türlü yapabilseydin, onu feda etmezdin. Kendi isteğinle sevgilinle karşılaşmaktan kaçındığını kabul edecek olursak o zaman kınanacak biri olursun; çünkü canına haksızlık etmiş ve bizzat kendi elinle onu öldürmüş olursun.” O zaman bana şöyle dedi: “Sen kıyasçı bir adamsın. Aşkta kıyasa yer yoktur.” "Bu durumda âşığın başı büyük bir derttedir" dedim. "Aşktan daha büyük dert var mı ki?"
"Gözyaşı seli akmakta ve aşkın sırrı açığa çıkmakta
Sevgili gözükünce, sanki kalp tuzağa düşmüş keklik gibi
Ah dostlarım, söyleyin bana, n'olur -herkes düşüncesini söylesin- bu sırrı ne zamana kadar saklayacağım? - Bir türlü kurtulamıyorum ondan"