feyza

feyza
¬edebiyat ¬felsefe ¬psikoloji ¬şiir ¬inceleme ¬tarih ¬sosyoloji
Türk Dili ve Edebiyatı / Türkçe Öğretmeni
Türk Dili ve Edebiyatı |
186 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Milli mücadele döneminde geçen; mütakere dönemi İstanbul'una temas eden bir Attila İlhan eseri. Yazarın "Aynalar İçindeki" serisinin dördüncü romanıdır. "dersaadet" ; sözlük anlamıyla "saadet kapısı" demektir fakat yazar burada simgesel bir anlam hedefleyerek; işgale karşı koyma, işgal edilen toprakların aidiyetinin Türklerde olduğu, günde beş kere tekrarlanan dalga dalga yayılan ezan sesiyle dînî inancın üstünlüğü de belirtilmek istenmiştir. Eser üç bölümden oluşur, bölümler sırasıyla şu adları taşır: 1.bölüm; 1919 Mayıs 2.bölüm; 1909 Mayıs-Haziran 3.bölüm; 1919-1920 Aralık-Ocak Roman içerisinde yazar aşk, siyasâl temaslar, kompradör Türk aydınları, bağımsızlık, batının sömürgeci zihniyeti, kahramanlar arası cinsel sapkınlıklar, mandacılık gibi temaları işler. Temel çatışma meselesi ise mandacılıktır. Romanda mekan olarak; Otel Pera Palas odası, Ahmet Ziya'nın evi, geniş mekan İstanbul ve özellikle (işgal kuvvetlerinin sıkça gidip gelmesi, görme hissetme karşılaşmanın yeri -salon-, bellek taşıyıcısı -cinsel sapsınlıklar- gibi açılardan) Mizrahiler'in yalısı dikkat çekmektedir. Romanın başkahramanı; Bacaksız Abdi Bey, kompradör Türk aydını. Yazar, onu bir diyalektik üzerinden anlatır. Bu kahramanla ilişkide olan kişiler bize dönemin sosyal ve siyasâl ortamını verir. İmparatorluğun parçalanma döneminde ortaya çıkmış yozlaşma ve yabancılaşma Abdi Bey üzerinden örneklerle anlatılır.
Dersaadet'te Sabah EzanlarıAttila İlhan · Bilgi Yayınevi · 1981162 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 12. kitabı
Türk Edebiyatı'nda psikolojik yabancılaşmanın ilk örneği olan bireysel bir roman. 1941 yılında yayımlanmıştır. Yazarın bir tekniği olan hatıra defteri ile kahramanın iç dünyasına yolculuk yapmamız sağlanıyor. Devrin kasaba gerçekliğine dikkat çekilirken idealist memurlarla toplum arası çatışma işleniyor. Döneminin durumu bakımından roman konusu sıradışı kalıyor. Romanın başkahramanı gittiği yerde huzur bulamayan, saplantılı, intihara meyilli, bir kasabada öğretmenlik yapan biri. Mekanlar ise öğretmenlik yaptığı kasaba, İzmir, İzmirdeki otel, Kafdağı (ütopik mekan) olmakla birlikte çoğunlukla başkahramanın bilinçaltı. Roman başkahramanın babasının intiharını anlatmasıyla başlıyor. Babasına benzememek için mücadele eden ama zaman sonra tam da ona dönüşen bir kahraman söz konusu. Uyku problemleriyle birlikte var olan karanlık ve ölüm korkusu onu bulunduğu ortamdan kaçan birine dönüştürüyor. Tedavi umuduyla gittiği doktor bu durumlarını yönetimdeki baskıya bağlayarak kasabadan gitmesini tavsiye ediyor. (1) çocukluğundan gelen salt psikolojik sebepler ve (2) toplumsal baskıyla engellenen idealistliği; iki sebep olarak onu toplumdan uzaklaştırarak soyutluyor. Kasabanın ileri gelenlerine hizmet eden bürokrasiyi görüyor ve bu eşitsizlik karşısında ümitsizlikle kendi içine çekiliyor. Bunun sonucunda topluma karşı duyduğu öfke, bunalıma sebep oluyor. Zincirlerini kırmak için masal ülkesi olarak düşündüğü İzmir'e gidiyor. Fakat mekan burada da huzur vermiyor ve deniz - simgesel anlamda doğuşu ifade etse de- onu ölüme çağırıyor ...
Denizin ÇağırışıKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 2021535 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2024 18. kitabı
Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanı, modernleşme sürecindeki toplumsal dönüşümleri ironik bir dille ele alır. Romanın ana teması, Türkiye’nin batılılaşma ve modernleşme sürecindeki kimlik arayışıdır.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 7. kitabı
"sisler bulvarı’na akşam çökmüştü omuzlarımıza çoktan çökmüştü kesik birer kol gibi yalnızdık dağlarda ateşler yanmıyordu deniz fenerleri sönmüştü birbirimizin gözlerini arıyorduk" -imge olarak kuvvetli bir şiirdir. -sisler bulvarı dediği yer aslında akrasay yenikapı semtleri arasıdır. -özne bir çıkış aramaktadır bu nedenle şiir kuvvetli bir gerilim içermektedir. -1.bent durağan hayat tasvirini içerir. Mekan-özne-hayat düzleminde öznenin sıkışmışlığı ifade edilir. -sis mekanla ilgili olduğu kadar öznenin ruhuyla da ilgilidir. -akşamın karanlığıyla beraber sisler bulvarının öteki yüzü de açığa çıkar. -özne bu karamsar ruh hali içinde aşkını da araya sıkıştırarak ölümünü romantik hale getirir. -özne karanlık işlerin adamı olduğu için sisler bulvarından da kurtulamayacağını düşünür.
Şiir
Sisler BulvarıAttila İlhan · Seçilmiş Hikayeler Dergisi Kitapları · 19605,2bin okunma
9/10
·109 syf.··
2024 32. kitabı
BEN SANA MECBURUM ... ne vakit bir yaşamak düşünsem
Şiir
Ben Sana MecburumAttila İlhan · Ataç Kitabevi · 196013,2bin okunma