En iyi işler için yaratilmis bir insanin içinde, çoğu zaman büyük ya da küçük tutkular büyür, ona ulu ve kutsal görevlerini unutturur. Tutkular, denizdeki kumlar gibi sayısızdır. Hepsi de birbirinden bağımsızdır. En soylusundan en aşağılığına
kadar hepsi, insanı baski altina almakla işe baslar. Derken, kisiyi zalimlestirir. En soylu olani seçene ne mutlu! Böylesinin mutlulugu artar, durmadan genisler, durmadan daha da yaklaşır ruh cennetine. Fakat seçimi insanin elinde olmayan tutkular da vardir. Bunlar, insanla birlikte doğarlar. Kendini bunlardan kurtarmak, kisinin elinde degildir. Bunları, üstün bir istenç yönetir. Ömür boyunca sürecek, insana rahat yüzü göstermeyecek tutkulardir. Bunlar, önemli bir rol oynamak için gönderilmistir yeryüzüne
. İster karanlik ister pırıl pırıl bir görünüş altinda olsun, aslinda insanin iyiligi için çalışır.