F.olc

"İnsanlardan iyice sıtkım sıyrıldı açıkçası. Öyle ki, onların yaptığı her şeyde bir sahtekarlık görmeye, görünce de insanın aklına gelmeyecek türden çeşitli tehlikelerle dolu karanlık bir ormanda tek başıma geziniyormuşum gibi korkmaya başladım. Sıcak bir hızla genişleyen gülümsemelerin bile aslında o an için anlaşılamayan başka türlü bir kötülük olduğunu düşünmeye başladım hatta. Bu yüzden, pek dışarı çıkmadım artık, odama kapanarak kendimi tamamen kitaplara verdim."
Sayfa 181·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Ne yani, dedi, sen şimdi yazdığın hikâyenin neresinde olduğunu bilmiyor musun? Evet, dedim, bilmiyorum. Açıkçası, kimi zaman orta kimi zaman sonunda, kimi zaman da hâlâ başındaymış gibi hissediyorum kendimi.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Edebiyat
"Hem konuşmaktan fenâ hâlde korkuyor, hem de hararetli bir şekilde hiç durmadan konuşuyormuş gibi susmuşlar."
Sayfa 142·Kitabı okudu
Edebiyat
"Görünmeyen bir şey ellerini uzatarak onu oraya görünmeyen iplerle sımsıkı bağlıyormuş sanki."
Sayfa 138·Kitabı okudu
Edebiyat
".... simsiyah çığlıkları kimlerin attığı ve ayyuka çıkan bunca gürültünün patırtının ortasında hayatın insana neden hâlå korkunç bir sessizlik halinde gözüktüğü de bilinemiyormuş."
Sayfa 126·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam