"Öyle anlar vardır ki ona ne söz ne ses hiçbir şey sığmaz. Hatta kendi mevcudiyetimizin bile sığmadığı bu zamanları dile getirmek kadar muhal ne vardır?"
"Köy çocukları hep böyle, hayvanlara, aralarına karışan bir yabancıdan daha muhabbetli ve alâkalıdırlar. Bu his, yalnız küçüklerde değil büyüklerde de aynı tecelliyi gösterir. Belki de çok defa hayvanların insanlardan daha zararsız olduklarını sezmekten ve insanı hayvandan daha korkulu, daha zararlı bir mahlûk olarak görmekten gelen bir ruh hâleti."
"Fakat onun bana baktığına, hem de, içimin kendi kendine söylediği sözü duymak için, başını duygularımın feyezan hâlinde olduğu yüreğime yaklaştırarak baktığına şüphem yok. Kim bilir belki de tetik ve gergin hisleri bir çok şeyler çalmıştır. Ne tuhaf, insanın henüz kendinin bilmediği öyle şeyler vardır ki karşısındaki bunları ezberlemiş kadar kolay okur."