"Tek korkum: Yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan.
–Hayat tecrübelerimle şu yargıya vardım ki, başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var, anladım , elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım.
Ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir. Duvardan doğru eğilmiş, yazdıklarımı oburca yutmak, yok etmek isteyen gölgeme."
"Bizi tek başımıza bırakın, elimizden kitapları alın
o saat şaşkına döner, ne yana gideceğimizi, kimden yana çıkacağımızı, kimi sevip, kimden nefret edeceğimizi
bilemeyiz.
İnsan olmak, yani gerçek, kendi vücuduna sahip,
kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor; bundan
utanıyor, ayıp sayıyor, bildik, genel anlamda insan olmaya
çabalıyoruz hep.
Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız; zaten
çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve
bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz. Bundan zevk
alıyoruz. Yakında bir kolayını bulup doğrudan doğruya fikir
dölleri olarak dünyaya geleceğiz. Ama yeter bu kadar; daha
fazla "Yeraltından" yazmak istemiyorum..."
"Huzur, sükûnet istiyorum ben. Beni rahatsız etmesinler diye bütün dünyayı bir kapiğe satarım. Beni kıyamet kopmasıyla çaysız kalmam arasında seçim yapmak zorunda bıraksalar, dünya yıkılsa umurumda olmayacağını, ama
çayımdan vazgeçmeyeceğimi haykırırdım."