“(…)Çocukların, ne kadar sıkı terbiye görmüş olurlarsa olsunlar dondurmaya elleriyle daldıklarını görmek onu hayrete düşürmüştü (Abdûlhâmîd Han’ı). Sarayda dizinin dibinden ayırmadığı kar beyazı Ankara kedisi bile çatalla verilmeyen hiçbir şeyi yemezdi. O kadar terbiyeli, âsil bir yaratıktı. Yine de hayatta öyle çok şey görmüştü ki açlığın insana her şeyi yaptıracağını bilirdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Uşakları, kızlarının da yardımıyla onu soldaki odaya taşımış, birbirine bitiştirmiş ve… “…”
“Kendi askeriniz sizi böyle bir duruma düşürmez ama herhâlde hazırlanacak vakitleri olmadı.” Tam o sırada üç katlı devasa köşkün kapısının açıldığını duymuş, bir kumandanın, yanındaki askerlerin tuttuğu lamba ışığında içeri girdiğini görmüşlerdi…
“bıyıksızları, gâvurlar gibi yakalık takanları, din düşmanı olanları istemeyiniz! onlar ki ellerine kudret geçer geçmez mukaddesatı çiğner, kadınlarımızın örtülerini kaldırır, sünnet ve farzı inkâr ederler.
onları istemeyiniz! ey ahâlî onların kanı kâfirlerin kanı gibi helaldir.”