"Eğer âşık olup olmadığınız konusunda içinizde bir şüphe varsa tek bir şeyden emin olabilirsiniz. Aşık değilsiniz" demişti adam. "Çünkü aşk sorgulatmaz. Sadece çarpar. Öyle bir çarpar ki seni yere serer. Sen de yere serilmişken sana çarpan şeye değil de o an hissettiğin mutluluğa odaklanırsın. Uzandığın yerden tependeki gökyüzüne anlamsız bir gülümseme ile bakarsın. Bir anda beyninin içinde çok güzel bir şarkı çalmaya başlar. İşte o an anlarsın ki hayatının en büyük eksikliği bu şarkıymış".
"Hatırlarsan bir ara beynimizdeki biyolojik saatten sana bahsetmiştim. Bu saat uyku uyanıklık döngüsü gibi birçok fizyolojik olayı zamana göre düzenlemekte rol oynar. Belki biraz kafan karışacak ama beynimizin içinde ikinci bir saat daha var Devin. İç saat olarak adlandırılan bu mekanizma ise zaman algımızdan sorumlu. Yani bu saat yavaşlarsa zaman olduğundan daha hızlı akıyormuş gibi algılanır. Tam tersi de doğru. Eğer iç saatimiz hızlanırsa bu sefer de zaman adeta yavaşlamış gibi hissederiz. Bilim insanlarına göre bu saati düzenleyen en önemli faktör dopamin. Eğer dopaminin fazla olursa iç saatin hızlanır, az olursa yavaşlar. Aslında bu durum yaşlıların hissiyatını güzel açıklıyor çünkü yaşlandıkça dopamin salgısında azalma meydana gelir ve bu azalma iç saatimizi yavaşlatarak zamanın daha hızlı geçiyormuş gibi algılanmasına neden olur. Diğer taraftan kokain, amfetamin gibi maddeleri kullanan kişilerde zamanın daha yavaş akıyormuş gibi hissedilmesi de benzer mantığa dayanır çünkü bu maddeler dopamin miktarını artırarak iç saati doğrudan hızlandırır. İşte bugün yaşadığım gerçeğin adı buydu Devin. Dopamin patlaması. Tesla'nın ellerine değdiğim an tüm beynim dopaminle dolup taştığı için iç saatim adeta sonsuz bir hıza ulaştı ve zaman dahil her şey bir anlığına durdu."
"Hani insanlığın tarih boyunca sorduğu bir soru var ya; 'Uzayda bizden başka zeki canlı var mı?' diye. Sadece bu soruya bakarak bile, insan dediğin canlının ne kadar bencil ve kibirli olduğunu anlayabilirsin. Bu kadar muazzam büyüklükteki bir evrenin, sadece kendi türü için olabilme ihtimalini düşünecek kadar da ilkel bir canlı. Yani sorunun kendisi bile başlı başına insanlığın büyük bir cehalet içinde olduğunun bir göstergesi. Düşünsene bağırsaklarında yaşayan bir bakterinin, yanındaki bir başka bakteriye 'Sence burası dışında da bir yaşam var mıdır?' diye sorması kadar komik. Şu yıldızlara bakar mısın Devin. Binlerce var. Kim bilir oralarda keşfedilmemiş neler gizli."