Nikahla bir kadına bağlandıktan sonra, "Sen benim karımsın. Arzularımı yerine getirmekle mükellefsin" bencilliğiyle yan gelerek kendini dört üstü, murat üstü bilmek hata içinde hatadır. Kadın bize hep bizim istediğimizi değil, yaradılışının, kabiliyetinin, kalbinin, meylinin, terbiyesinin bizim için ayırabileceği kadarını verebilir.
Ama aşk, bir cenin gibi bedenin karanlıklarında acıyla dönüp durmaktan kurtulduğu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı.