8 Haziran 2024
Her şey olup bittikten sonra herhalde şunu söyleyebilirim. Olan biten her şeyi ben kendim istemişim, kimse sorumlu değil. Bu sevmenin kabahati bendeydi.
Farkındaydım başıma geleceklerin, farkında değilmiş gibi yapıyordum. Çünkü aşıktım. Yeni yılın ilk gününde Kara Kitap’a ikinci kez başlarsam felaketleri çağıracağımı biliyordum, yine de okudum. Çünkü aşıktım. X ayağını ıslak dubaya koyduğunda kötü bir şey olacağını hissetmiştim. Gözü çıktı, uyarmadım, çünkü aşıktım. Kar yağarken sana yazdığımda karanlığa yaklaştığım o kadar belliydi ki bana, yine de umursamadım. Çünkü aşıktım. O gece deprem olacağına da adım gibi emindim. Kaç tane binanın yıkılacağını bilmiyordum sadece. Çünkü aşıktım.
Aşıktım, bu yüzden senle ilgili gerçek düşüncülerimi sana hiç söylemedim. Sen önüne düşen her kızı sadece açık giyindiği için orospu diye yaftalarken, Ahmed Arif’i ayarttı diye Leyla Erbil’e kaşar derken veya evliyken bana yürüyen M.A’ı fahişelikle suçlarken, senin her masaya konuk olan Tomris olduğundan şüphelenmiyor muydum sanki? Sen reddediyordun ya, yeterdi. Çünkü aşıktım. Sana ilk mesajı attıktan birkaç gün sonra gece yarısı bana fotoğraflarını atman benle veya başkasıyla değil senle alakalıydı. Sana hiç söylemedim. Makul olduğuna inandırmaya çalışıyordun beni ayartıcı cümlelerinle. Makul olmadığını söylediğimde şaşırmıştın. Leyla’dan veya M.A.’dan bir farkın olmadığını söylesem de şaşırır mıydın? Maalesef söylemedim, çünkü aşıktım. Kanıma girdin, daha önce kaç kişinin kanına girdiğin gibi. Senin bana yaptığının onda birini başkası yapsa bin kez recm etmiştin onu. Taymın herkesi tanıyan ahlak bekçisiydin. Söylenecek çok şey var, her insan iddiasından vurulur bir gün. Benim gibi. Sen kendine dair iddia ettiğin ne varsa tam zıddısın. Sana dair tek bir kez kötü