‎ raymond

‎ raymond
@dieforyou
arzular vardır bilirsin anlatılamaz
“It's like I'm reading a book, and it's a book I deeply love, but I'm reading it slowly now so the words are really far apart and the spaces between the words are almost infinite. I can still feel you and the words of our story, but it's in this endless space between the words that I'm finding myself now. It’s a place that’s not of the physical world - it's where everything else is that I didn't even know existed. I love you so much, but this is where I am now. This is who I am now. And I need you to let me go. As much as I want to I can't live in your book anymore.” ― Spike Jonze, her
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Ben düşünmekten yoruldum, benim yerime de düşünür müsün? İlgilenir misin insanlarla, yalanla, yalnızlıkla... Geceleri birdenbire bastıran sağanak yağışlı korkuları alır mısın yamacımdan? Gündüz gözüyle sevemiyorum kimseyi. yüreğimdeki bu düğümü çözebilir misin?"
“Her şey çok güzel giderken, çok güzele odaklanıp, her şeyin gittiğini fark edememiştik.”
Edebiyat
Bugün yine ölümü düşündüm, kaybolup gitmek zamandan yada öyle şeyler işte. Kendimi ait hissetmiyorum dünyaya belki de ölmem gerekiyordur zamana karışmak. hissizleşiyor gitgide mevsimler. Günler akıp giderken damarlarımda Kara veba gibi ölüyorum işte. Sessiz bir müzik iyi gelir belki yada yalnızlığın limanına gitmek. 3 gün oldu ölmeyi düşüneli, ölümü değil ölmeyi. Sigara dumanına karışırken bile düşüncelerim hâlâ ölüm aklımda. Ne zaman öleceğim, nerede nasıl öleceğim yada çok acı çekecek miyim bilemiyorum. Gitmek için çok erken kalmaya vakit yok. Ne yapacağımı bilmiyorum ölmek istiyorum sadece ölmek veya şiir yazmak zaten aynı şey. Uzunca konuşup sohbet etmek istiyorum güneşin doğduğunu bilmeden, ne konuştuğumuzdan bir haber sonrada bileklerimdeki akan kandan ikram etmek toprağa belki de bedenimi. Gitmek için çok erken kalmaya vakit yok •nostri noctis
Edebiyat
Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?
"Böyle mi olacaktı, insanı sonsuz derecede mutlu kılan şey, aynı zamanda üzüntüsünün kaynağı mı olmalı?"
Edebiyat