Kalbin Dili, sadece okunup rafa kaldırılacak eserlerden biri değil, okuyucusunu kendi iç dünyasıyla yüzleştiren, kalbin derinliklerine dokunan bir tefekkür yolculuğu niteliğinde. Bayram Gözler Hocamız, sade ve anlaşılır diliyle hayatın karmaşası içinde unuttuğumuz değerleri yeniden hatırlatıyor. Sabır, merhamet, kul hakkı, aile bağları, iyilik, teslimiyet ve ölüm gerçeği gibi pek çok konuyu, Yusuf ve Mehmet gibi karakterlerin yaşamları üzerinden somutlaştırarak anlatıyor.
Kitabın en dikkat çekici yanı, öğüt vermekten çok düşündürmeyi tercih etmesi. İnsan, sayfaları çevirdikçe kendi hayatına dönüp bakma ihtiyacı hissediyor, kırdığı gönülleri, ertelediği iyilikleri, ihmal ettiği sevdiklerini ve kalbinde biriktirdiklerini sorgulamaya başlıyorsunuz.Dünyanın geçiciliğini hatırlatırken umudu elden bırakmıyor, insanın tövbe, iyilik ve güzel ahlakla yeniden yolunu bulabileceğini çok güzel vurguluyor.
Kalbin Dili, maneviyatını beslemek, hayatın koşuşturmacasında kaybettiği iç sesini yeniden duymak isteyenler için samimi bir çağrı niteliğinde. Okurken bazı satırların altını çizmekten çok, onları kalbinizde taşımak istiyorsunuz. Çünkü bu eser, insana önce kendi aynasına bakmayı öğütlüyor. Son sayfa kapandığında geriye şu soru kalıyor: Bu dünyadan göçüp giderken ardımda nasıl bir iz bırakacağım?
Bayram Gözler Hocamızın kalemine sağlık. Kalbe dokunan, düşündüren ve insanı kendisiyle baş başa bırakan bu eseri, manevi yönünü güçlendirmek, hayata farklı bir pencereden bakmak ve iç muhasebe yapmak isteyen herkese gönülden tavsiye ederim.