Bahar aylarındayız ve her yer muazzam. Camdan içeriye vuruyorsa güneş, bahtımıza gülüyordur gökyüzü. Her zamanki gibi yine kendim gibiyim ve herkesten farklı… Dikkatli olmak lazım; herkesleşme,herkes zaten leş. *Ömer Kayan
Alıntı
Denge Arayışı ama pek bulamayış
Kendimi az çok bildim bileli pek dengem yoktu ama genelde aşırılık vardı. Ve bu ne olursa olsun. (: Üzülmek, sevinmek, umut, karamsarlık vs. hep en uçlarındaydım. Bir sınırdan sonrasında ise yine az halim yoktu: Hiçlik vardı. :) O yüzden arası bozulduktan sonra konuşabilen ya da yüz yüze bakabilen insanlara hep şaşırırdım açıkçası. En kötüsü: Yüz yüze gelmek zorundayken dahi onların hiçbir şey olmamış gibi davranabilmeleri. Yüzsüz olabilirler saygı duyuyorum ama ayıbı ya da hadsizliği olmuş olan insanların telafisiz nasıl hayata devam ettiği de meraklarım arasındaydı. Çünkü ben cansız zannedilen eşyalarda dahi bir telafi arayışındaydım. Ki o tarz insanlar genelde sıradan da değil, sözde bize değer verenler oluyor. Ve bir çöp gibi hatta ondan da değersiz muamele gösteriyorlardı, şaka gibi. O kadar mide bulandırıcı ve iğrenç geliyor ki yüzleri hayatımda görebileceğim en tiksinç şey gibi geliyor ve cidden yüzümü buruşturuyordum. Kendimi "dengesiz", "ayarsız" vs. diye nitelendirdiğimde sonralar da asıl sorunun "normal" olarak ele alınmışlar olduğunu gördüm. Benim vicdanım bir olumsuz yüzde veya ses tonunda dahi beni uyutmaz: Kafamı koyup gözden geçirirken belki yoğunluktan arka plana attığım şey "Şuna şöyle yaptın ve haksızdın. Düzeltmedin ki nasıl uyuyacaksın, uykunda ölüp ölmeyeceğin bile belli değilken nasıl uyuyup ertelemeyi göze alırsın? Kendine yakıştırıyor musun, Allah seni her an gözetirken bu yanlışını görmediğini mi sanıyorsun? Düzelt sonra ne yaparsan yap." şeklindeydi. Dışarıdan çok ters, dediğim dedik, umursamaz, donuk, gıcık, belki ruh hastası modumdayken dahi dikkatli olmaya çalışırdım: Belirdiğim bir standartlık durumu vardı ve yabancı olan herkese o modu yansıtırdım. Sanırım ölçüyü nadiren başardığım en güzel olaylardan biri de bu. Biraz saldırgan
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Alice Clayton
"İnsanının dikkatli olması gereken zamanlar vardı. Birde risk alması gereken zamanlar."
Dikkatli olmak lazım
"İNCİ" Aynı çift gibi... aynı sevgili gibi
28. BÖLÜM 🌹 İnci🌹 __Aslı’ya söylemekle hayatımın en riskli ama belki de en cesur hamlesini yapmıştım, henüz bilmiyordum. Heyecanım bana zaten ağır gelirken, o enerjisiyle gelip bu yükü omuzlarımdan aldı ve yerine bambaşka bir şey bıraktı: Görülme arzusu. “O da orada olacaksa, bakışlarını üzerinde hapsetmen lazım,” dediği an, günlerce sürecek maratonun fitili ateşlenmişti. Kaç butik gezdik, kaç askıdan ellerimiz boş döndü, hatırlamıyorum. Ben bir köşede, üzerime hiç oturmayacağını bildiğim eşyaların arasında kaybolmuşken; Aslı, vitrinlerin arasında avını takip eden bir avcı gibi parıldayan gözlerle koşturuyordu. Bana getirdiği her elbise, tarzımdan fersah fersah uzak, iddialı, "buradayım" diye bağıran parçalardı... Oflaya puflaya girdiğim her kabinde, aynadaki o yabancıya baktım. "Ben bu değilim," diye fısıldarken kapının ardından “Kendin olmayı bırakma İnci, ama kendine başka bir pencereden bakmaya da izin ver,” diyerek adeta yaşam koçum olmuştu ve bana fazlasıyla gaz veriyordu.__ Şimdi ise, o gün "asla giymem" dediğim turuncu şifonun içindeydim. Önden bakıldığında su gibi dingin, masum, dökümlü bir elbise... Ama arkamı döndüğümde her şey değişiyordu. Sırtımdaki dekolte, bel çizgime kadar keskin bir şekilde iniyordu. Tenimin o serin dekolteyle buluştuğu her an, kalbimin atışını sırtımda hissediyordum. Saçlarımı ortadan ayırıp ensemde sade, sıkı bir topuz yaptık. Yüzüm, saklanacak bir yer bulamadan tüm çıplaklığıyla ortadaydı. Makyajım ise benim o vazgeçemediğim sadeliğimle Aslı’nın cesareti arasında kalmıştı. Gözlerimde sadece derinlik katan bir kalem ve kirpiklerimde hafif bir rimel. Tenim, az önce bir rüzgâr değmiş gibi doğal. Dudaklarıma ise elbisenin turuncusuna uyumlu, kiremit rengi bir ruj sürdüm. Aynadaki bu kadınla yeni
1000Kitap
Kimisi din kimisi dil ile aldatıyor. Din ve dil birleştiğinde ise... Bu yüzden dikkatli olmak lazım.
Kıskandırmak ile tiksindirmek arasında ince ve şeffaf bir çizgi vardır dikkatli olmak lazım...
İnsan ve Duygular