" Gerçek kültürden yoksun bulunan avam halk, yaygın önyargıların kafesinden çıkmamaya pek heveslidir. Dikkatli olmak lazım çünkü aptallık bulaşıcıdır."
Sayfa 287·Kitabı okudu
Yeryüzü, gökyüzü ve tüm insanlar, insanların kafası, iç organları, iç organlarını oluşturan moleküller, atomlar, hepsi ama hepsi kıldan ince ipliklerle birbirine bağlı. Bir anda kopup dağılmak, dört bir yana saçılmak o kadar kolay ki, insan bazen nefes almaya bile korkuyor. Çok dikkatli olmak lazım.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dikkatli olmak lazım; söz şifa verişinden daha kolay yaralar.
Sayfa 72 - Şule Yayınları·Kitabı okuyor
Tefekkür ettiğimizde; hayatlarımızda paha biçilemez, sayısız nimetlerin olduğunu idrak ediyoruz. Rabbimizin bizlere ihsan ettiği maddi ve manevi nimetler vardır. En değerli nimet; iman etmektir. Peygamberimize ümmet olmak nimettir, sâlih ameller işleyebilmek nimettir. Nefes alıp vermek, gökyüzüne bakmak, kuşların cıvıltıları duymak, sıhhatimiz, ailemiz, dostlarımız da nimettir. Elhamdülillah. Her nimet, şükür ister. Nimetlere şükreden insan; hayattan lezzet alır, huzur bulur, kaygısı azalır, güveni artar. Rabbimiz "Şâyet şükrederseniz size olan nimetlerimi artırır da artırırım." (İbrahim Süresi, 7) buyuruyor. Şükrettikçe; şükredilecek nimetlerin artacağı müjdesine rağmen, tam manasıyla şükrediliyor mu? Yaşadığımız döneme, tüketim çağı deniliyor. Olana değil de, olmayana odaklanılıyor. Mevcut imkânlardan hoş-nut olunmuyor, daha fazlası, daha güzeli derken nankörlük hastalığı ortaya çıkıyor. Bu hastalığın buluşma riski ise oldukça fazla, dikkatli olunmalıdır. Nankörlük hastalığından korunmak için ne yapmak lazım? Şükür vitamini ile kalp bağışıklığını güçlendirmek gerek. Kalbin güçlenmesi; Allah Teâlâ ile olan yakınlığımızın artmasına ve O'na itaat halinde bir hayat yaşamamıza vesile olur.Öyleyse şükür; hayatlarımıza misafir gibi gelip gitmemeli, daimî olarak kalmalıdır. Çünkü her an Rabbimizin nimetleri mevcuttur. Mesela; uyuduğumuzda Rabbimiz nimetlerini hâlâ vermeye devam ediyor, kalp durup dinleniyor mu? Dursa hayat biter. Nimetlerde süreklilik varsa, bizlerin de şükründe kesinti olmalıdır. Sevgili Peygamberimiz her hâl ve hareketinde hamd ve şükür hâlindeydi; uykudan uyanınca hamd eder (Tirmizî, Daavât 28), sevineceği bir haber gelince hemen şükür secdesine kapanırdı. (Ebû Dâvûd, Cihâd 152) O halde sizleri "hayat-larımıza şükür gelsin, bereket gelsin". şiarıyla,
Sayfa 50·Kitabı okudu
1000Kitap
sf. 73 “Artık bütün hayatım seninkine bağlı,“ dedi alçak sesle. … bana başkalarının mutsuzluğuyla fazla meşgul olmanın beni de mutsuz edebileceğini ve zırhımın delinmesine yol açabileceğiini sezdirdi. Sayfa 91 oğlum, bir kadına, zamanında, iş işten geçmeden iyi davranmayı bilmek lazım. Ruh ve kalp birliği Böyle durumlarda sözler değil, tavırlar, açımızın hakikliği hatta gücü değil, çevredeki havaya uyum yeteneğimiz önemlidir. sf. 102 “Her akıllı insan hayatın güzel bir şey olduğunu, amacının da mutlu olmak olduğunu bilir,” Sayfa 151 Mutluluk, benim için artık doğuştan Allah’ım bana bağışladı ve bir hak gibi, mesele etmeden benimsediği bir şey olmaktan çıkmış; talihli, akıllı ve dikkatli insanların çalışarak elde edip koruyabilecekleri bir nimete dönüşmüştü. Sayfa 185 … Füsun’un yokluğu değil, acının sonunun bir türlü gözükmemesiydi. Sayfa 192 Biraz diken olmazsa, aşk gülünün kokusunu alamazsın “ Sayfa 203 Hepimiz en olmadık kişiye tutuluyoruz… Herkes aşık oluyor. Sayfa 216 sevilmeme acısı “Bu manzarayı yanında sen olduğun için bu kadar güzel buluyorum, “ dedim en sonunda. Sayfa 281 Şimdi ise “erkeklerde ne aradıkları“ (doğru cevap: karakter) sorarlarken… Sayfa 298 Yaşadığım hayatın güzelliğine inanırdım. Sayfa 343 “Dünya canavar ruhlu insanlarla dolu evladım, “dedi annem. “ Hiçbir şeye aldırmayacaksın.” Sayfa 385 Hayatla, kimseyle kavga etmeyen, olaylara takılıp mutsuz olmayan, her zaman saf kalabilen ve içten gözüken haline içten içe gıpta ediyordum.