Bir akla sahip olan herkesin sorduğu bir sorudur aslında Tolstoy'un sordukları;
Bir yaratıcı var mı?
Varsa beni neden yarattı?
Benden ne yapmamı istiyor?
Hayatın anlamı ne?
Niçin yaşıyorum?
Niçin ölüyorum?
Ve cevapların peşine düşer;
Hayatın anlamını bulduğundan emin olan ama aslında bulamamış olanlardan aradıkça cevapları, umutsuzluğu daha da artar hatta intihara meyledecek kadar...
Tolstoy günahlarla dolu gençlik yıllarından bahsederken bunlardan duyduğu pismanlığı anlatır, içini döker okuyucusuna.
Belki de içini acıtmaya başlayan bu günahlardı onu tamamen farklı bir yaşama sürükleyerek varoluşunu da sorgulatan...
Ömrünün büyük bir bölümünü maddiyatın esaretinden kendini kurtararak, iyi bir insan olma yolunda, inandığı değerlerin hakkını vererek yaşadığını eserlerinden de anlıyor, biyografik yazılardan da zaten biliyorduk.
İtiraf adlı eserinde ise;
Yaşadığı bütün bu sürece,
araştırmalarına ve akıl yürütmelerine, içindeki hesaplaşmalarına, acılarına, çelişkilerine ve tutarlılıklarına şahit tutuyor bizi.
Kitabı bitirdiğim zaman içimde duyduğum hüzünle birlikte her satır arasında okuduğum ise şu olmuştu;
"Sorularının cevabını öğrenmeden ruhunun asla huzur bulmayacağı."
Umarım sonunda bulmuşsundur o doğru cevabı
ve huzur içinde uyuyorsundur koca Lev Nikolayeviç
"O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır"
Mülk -2