Valla kitabi okumadım bilmiyorum şaheser mi şişirme mi ama incelemenizin şaheser olduğunu söyleyebilirim, babasını seven ve kaybını yaşayan herkese dokunacak bir yazı olmuş ayrıca, tebrik ederim.
Eski tabiplerin elinde bugünkü teşhis aletleri yoktu. Onlar vücudun dilini kullanırlardı. Avuç içindeki buruşukluğun, birbirini kesen karma karışık çizgilerin, tırnak- larda beliren renk ve kabartıların hangi hastalıklara işaret ettiğini bilirlerdi.
Gözün altındaki morluklar, dudaklardaki kuruluklar, saçın cansızlığı, alnın iki yakasında beliren kırk beş derecelik dikey çizgiler, kalın ve derin alın çizgileri... Bunların tamamı hastalıkların teşhisinde kullanılırdı. Bugün de birçok hâzık doktor, daha patolojik bir vaka olmadan vücuttaki olumsuz bir gelişmeyi yakalayıp tedavi edebiliyor.
Dawn sendromu dediğimiz ve genetik sapmalardan oluşan hastalık nasıl yüzden de okunabiliyorsa, aynı şekilde salgı bozuklukları, sistem travmaları problem olmadan önce teşhis edilebilir ve düzeltilebilir.