Dila

Dila
Uludağ Üniversitesi
istanbul
istanbul
230 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Şaheser” mi yoksa “şişirme” bir kitap mı?
Puan vermedi·208 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 16:22
“Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” Bitti... İki saatte bitebilecek bir kitaptı ama günlerdir onunla yaşadığımı fark ettim. Bitirdiğimde bir fikir sahibi olurum diyordum, şimdi bir yük kaldı sırtımda. Tamamlanırım dedikçe eksik kaldım. Bitiririm dedikçe yittim. Oysa daha başından belliydi sonunda ne olduğu, “Hemen söyleyeyim, bu kitabın sonunda başkahraman ölüyor. Hatta sonunda bile değil, daha ortasında…” Ve şu gerçek tokat gibi çarptı suratıma: “Bazı hikâyeler doğumla değil ölümle başlar.” Ne zaman ölür insan? Bedenin toprak altına girmesi bir ölüm için yeterli midir? “Babam bir bahçe.” Güçlü bir metafor değil mi? Belleğimiz de bir bahçe aslında. Unutmaya çalıştıkça filizlenen, kurutmaya çalıştıkça yeşeren. Sahi, unutabildik mi yitirdiklerimizi? Hele ki bu yitip giden bir “babaysa”. Hâsılı kelam, baba eşsiz bir gölgedir, der M. Kemal Sayar, hesap sorar Nermin Yıldırım, “Baba, beni neden sevmedin?” Ve hüzün doludur Şükrü Erbaş’ın tanımı, “Anne gam yükü, baba bir boşluk fotoğrafıydı.” Yitip gitmeden anlayamıyoruz kimi zaman sevdiklerimizin değerini, yitip gitseler bile sevdiklerimiz her zaman sevmiyor bizi. Zordu okumak, bir ölümü anlatıyor sanmıştım, ölümle ölünmediğini her sayfada anladım. “Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?” “En azından guguk kuşunun ötüşünü duyacak mıyım?” Öleceğinizi öğrenseniz, bu dünyaya dair neyi göremeyecek oluşunuz üzerdi en çok sizi? Dokunmadan kitabında okumuştum, “Ölecektim. Öyle yaşlanıp elden ayaktan kesilince değil üstelik, bugün yarın. Belki yeni bir mevsim göremeden, tek bir yeşil erik daha yiyemeden, kıymetli defterimin sonuna gelemeden...” Ölene mi zor ölüm yoksa arkasında bakakalana mı? Sizin hiç babanız öldü mü diye sorar Cemal Süreya, “Benim bir kere öldü, kör oldum,” diye devam eder.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Dila
Valla kitabi okumadım bilmiyorum şaheser mi şişirme mi ama incelemenizin şaheser olduğunu söyleyebilirim, babasını seven ve kaybını yaşayan herkese dokunacak bir yazı olmuş ayrıca, tebrik ederim.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Allah'ım! Rahmetinin, merhametinin sağanak sağanak yağdığı şu zaman diliminde bizleri kimsesiz, bizleri çaresiz, bizleri Sensiz bırakma! İçimizden geçeni en iyi bilen Sensin. Gönüllerimize İnşirâh ferahlığı nasip eyle...
Dila
Amiin
Eski tabiplerin elinde bugünkü teşhis aletleri yoktu. Onlar vücudun dilini kullanırlardı. Avuç içindeki buruşukluğun, birbirini kesen karma karışık çizgilerin, tırnak- larda beliren renk ve kabartıların hangi hastalıklara işaret ettiğini bilirlerdi. Gözün altındaki morluklar, dudaklardaki kuruluklar, saçın cansızlığı, alnın iki yakasında beliren kırk beş derecelik dikey çizgiler, kalın ve derin alın çizgileri... Bunların tamamı hastalıkların teşhisinde kullanılırdı. Bugün de birçok hâzık doktor, daha patolojik bir vaka olmadan vücuttaki olumsuz bir gelişmeyi yakalayıp tedavi edebiliyor. Dawn sendromu dediğimiz ve genetik sapmalardan oluşan hastalık nasıl yüzden de okunabiliyorsa, aynı şekilde salgı bozuklukları, sistem travmaları problem olmadan önce teşhis edilebilir ve düzeltilebilir.
Sayfa 22 - Hayat·Kitabı okudu
Alıntı
Dila
Maalesef o doktorların da nesli tükenmek üzere!
Yazarımız Bülent Akyürek vefât etmiştir. Allah rahmet eylesin. 08.02.2026
Dila
Allah rahmet etsin, çok üzüldüm 😔