Nitekim aşk deva bulmaz bir hastalıktır, tıpkı romatizma ataklarının ancak yerini migren nöbetlerine bırakmak üzere biraz soluk aldırdığı şu müzmin hastaların haline benzer.
Aldatılmış olduğu düşüncesi insana yakıcı bir sözle zerk edildiğinde çok düşük dozda dahi öldürücü olabilecekken aynı düşünceyi, kuşku formunda olunca her gün çok yüksek miktarlarda sindirebiliyoruz.
Belli bir yaşı geçtikten sonra, bir zamanki çocukluk ruhumuz ile soyundan geldiğimiz ölülerin ruhu sökün eder, tüm talihlerini ve talihsizliklerini üzerimize boca eder, yaşadığımız yeni duygulara karışmaya kalkarlar ve biz de o duygular içindeki eski imgelerini silerek onları özgün bir yaratı halinde yeniden biçimlendiririz.