"...Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti.
Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı."
Geçmiş… bıraktığın yerde mi hâlâ?
Lübnan iç savaşı başladığı sıralarda,farklı ülkelere savrulmuş bir arkadaş grubunun, seneler sonra trajik bir olay sonrası tekrar bir araya gelip,geçmişi anmak ve tekrar o gençlik yıllarına dönme arzusu içinde buluşma planlamaları…
Bir çok din, kültür ve dil topluluğunun bulunduğu bir dönemden trajik başlayıp insanı içine çeken ve sürükleyici bir dille kısa sürede biten fakat sonu bir o kadar trajik olup insanı derinden sarsan bir kitap oldu benim için.
Elimizdekilerin değeri kaybedince mi anlaşılır?