Kız yoksul, hem de pek yoksul olsa gerekti ama şimdilik geçimini sağlayabilmek için çalışmak zorunda değilmiş. Hal böyle olunca ilişki daha da tatlılaşıyordu çünkü insanın canı eğlenmek istediğinde açlığı, yokluğu yakınlarda hissetmek keyif kaçırıcıdır.
“Müziği hissetmelisin,” dedi ritme uygun biçimde koluyla havada kocaman bir sekiz işareti çizerek. “O haykırarak acıyı dile getiriyor.”
“Gerçek acı sessizdir,” dedim. “Bir huzurevi gibi.”
Annem, sokaktan geldikten sonra elini ayaklarını yıkamadan selam versen ev mikropların istilasına uğrayacak sanır. Ablalarının hepsi ondört onbeş yaşında kocaya giderken annem otuz yaşına kadar evlenmemiş. (Pek övünür bununla nedense.) Cinsel hayal kırıklıklarını hijyenle telafi etme alışkanlığını bekar geçirdiği o yıllarda edinmiş olsa gerek.