Shakespeare’in okuduğum eserleri arasında en farklı hissettirenlerden biri oldu. Masalsı havasıyla birlikte hem büyü hem de insan ilişkilerini aynı oyunda görmek çok güzeldi.
Ariel ve Caliban’ın temsil ettikleri özgürlük ve tutsaklık konuları da çok düşündürücüydü. Benim için Shakespeare’in hayal gücünü en net hissettirdiği oyunlardan biri oldu.
Shakespeare’in en çarpıcı tarih oyunlarından biri olan Richard III, hırsın, entrikanın ve iktidar tutkusunun insanı nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor. Richard karakteri; zekâsı, sinsiliği ve acımasızlığıyla hem nefret ettiriyor hem de sahnede büyüleyici bir güç kazanıyor. Onun içsel monologları, seyirciyi adeta suç ortağına dönüştürüyor.
Benim için Richard III, Shakespeare’in insan doğasındaki açgözlülüğü, ikiyüzlülüğü ve güç hırsını en güçlü şekilde sahneye taşıdığı oyunlardan biri oldu. Özellikle Richard’ın “deforme olmuş bedeniyle” simgelenen içsel kötülüğü, oyunun akılda en çok kalan noktalarından.