Dilara

Dilara
@dilarabkr
Gazi üniversitesi | FLE
323 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·88 syf.··
2022 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2022 11:38
Hakikat aşkı, samimiyet kültü belki de Gide’in düşüncesinin temel özellikleridir. Diğer kitaplarında olduğu gibi pastoral senfonide de kahramanlar manevi değerlere sahip bir ailenin mensupları. Kısa bir hikayeden oluşan pastoral senfoni aslında bir pederin günlüğü. Olay örgüsü ana karakterlerimizden protestan bir papazın, ölüm döşeğindeki yaşlı bir kadının son anlarında dini vecibelerini yerine getirmesi için yardıma gitmesiyle başlıyor. Yardım için gittiği bu evde yaşlı kadının yeğeni olan kör bir kızla karşılaşıyor, kadının ölümüyle kimsesiz kalan kızı orada bırakmaya vicdanı el vermiyor ve himayesi altına alıp evine götürüyor. Oldukça kalabalık bir aileye sahip olan pederin eşi duruma sıcak bakmıyor çünkü zaten bakmaları gereken bir sürü çocukları var. Yine de kabullenmek zorunda kalıyor ve Gertrude adındaki bu kör kız hayatlarına dahil oluyor. Peder kızın tüm sorumluluklarını üstlenip onunla yakından ilgileniyor, bu durum eşini oldukça rahatsız ediyor, çocuklarına hiçbir zaman göstermediği ilgiyi bu kıza gösteriyor olması üstüne üstlük evin ve çocukların tüm yükünü kendisine bırakması kadını rahatsız ettiği, yorduğu kadar üzüyor da. Gertrude ve peder arasında bir sevgi bağı gelişiyor. Diğer bir taraftan Gertrude’e aşık olan pederin oğlu Jacques’ı ve babasının onu Gertrude’den uzaklaştırmaya çalışma çabasını da görüyoruz. Peder ve Gertrude arasındaki bu sevgi daha ileri bir boyuta taşınıyor ancak Gertrude körlüğünün tedavisiyle bunun bir yanılsama olduğunu fark eder. Dramatik, duygusal bir öykü olan kitapta, André Gide “körlük” ve “günah” kavramlarına sıkça vurgu yapmakta. Kitapta ikili ilişkiler, iyi ve güzel, kötü ve günah sorunları ele alınmış. Pastoral senfoni’de papazın tavrında, Gide’in karakterlerine ilişkin yargısında muğlaklık vardır.
Edebiyat
Pastoral SenfoniAndré Gide · İş Bankası Kültür Yayınları · 20226,7bin okunma
Reklam
7/10
·128 syf.··
2021 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2021 14:14
19.yy Fransız edebiyatının natüralist yazarlarından Bernardin de Saint Pierre yazdığı Paul ve Virginie romanıyla dönemin romantik yazarlarını fazlasıyla etkilemiş. Kitap tam bir gençlik romanı. Toplumdan benzer olaylar neticesinde dışlanan iki kadının île de France (Fransa’nın deniz aşırı bölgeleri) ’da tanışıp yeni bir hayat kurmalarıyla hikaye başlıyor. Aynı yaşta birinin kızı birinin oğlu var. Birbirlerine komşu olup sıfırdan çalışıp her şeyi birlikte yapıyorlar, evlerini birleştirip çocuklarını birlikte yetiştirmeye başlıyorlar. Oğlanın adı Paul kızın adı Virginie. Bir kardeş gibi büyümelerine rağmen anneleri ileride onları evlendirme niyetinde. Paul çalışkan, sadık, iyi niyetli bir delikanlı Virginie ise naif, aşırı derecede iyilik meleği bir genç kız. Her ne kadar birbirlerine kardeşim deselerde aralarındaki bu güçlü sevgi bağı onlarla birlikte büyüyor ve gençlik yıllarında aşka dönüşüyor. Yaşadıkları yoksul ama kendilerine yettikleri küçük evde mutlular. Bu mutluluk çok uzun sürmüyor. Virginie’nin annesi teyzesinden bir mektup alıyor, hasta olduğunu kızını Fransa’ya göndermesini ona iyi bir eğitim aldıracağını ve öldükten sonra mirasını ona bırakacağını yazıyor. Virginie alacağı mirasla Paul ve anneleriyle refah içinde yaşayabileceği düşüncesiyle kabul ediyor. Neticede Virginie Fransa’ya gidiyor ve Paul 2 yıl boyunca onun dönmesini bekliyor. Fransa’da beklediğini bulamayan hor görülen, aşağılanan, evlendirilmeye çalışılan Virginie mirastan feragat edip dönmeye karar veriyor. Teyzesi denizin en fırtınalı olduğu günde gitmesine izin veriyor. Paul ve anneleri için her şeyi göze alan Virginie gemiye biniyor. Ama doğup büyüdüğü şehrin kıyısına ayak basamıyor maalesef. Bir süre sonra acısına dayanmayan Paul ve zincirleme şekilde evin kölelerine kadar herkes
Edebiyat
Paul ile VirginieB. S. Pierre · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,113 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2021 47. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2021 22:10
Goriot baba, bir Balzac klasiği… Daha önce Balzac okuyanlar bilir kitaplarının nerden baksanız ilk 50 sayfası kişi, yer, mekan betimlemeleriyle başlar. Goriot baba da bu şekilde bir betimleme ile başlıyor. Goriot yaşlı bir şehriyeci. İki tane canından çok sevdiği kızı var. Eşini kaybettikten sonra kızlarına olan düşkünlüğü artan Mösyö Goriot, son nefesine kadar kızlarının adını ağzından düşürmüyor. Ama gelin görün ki kızlar bu kadar sevgi dolu, fedakar bir babayı katiyen hak etmiyorlar. Çok zengin bir tüccarken kızlarının isteklerini yerine getirmek pahasına elinde avucunda olan her şeyi yavaş yavaş tüketiyor Goriot. Sırf onlar mutlu olsun diye. Kızları zengin beyfendilerle evleniyorlar, başta babalarına bakıp onu hoş karşılıyorlarken Goriot’nun parası suyunu çektikçe onu evlerine almaz oluyorlar. Yaşlı Goriot baba bir pansiyona yerleşmek zorunda kalıyor. Damatları eşlerine babalarını görmeyi yasaklıyor, kızlar sadece paraya ihtiyaçları olduğunda babalarını ziyaret ediyorlar. Zavallı adam onlar için elinden gelenin fazlasını yapıyor ama nafile. Başta üst katlarda oturan Goriot baba kızlarına yaptığı harcamalar sonucunda en alt kata kadar düşüyor. Tabii bu durum kızlarını fazla alakadar etmiyor. Ölürken dahi yanında pansiyonda kalan gençler oluyor, kızları cenazesine bile gelmiyorlar. Kitapta babalık duygusu çok ağır bir şekilde işlenmiş. Bunun yanında yasak aşklarda söz konusu. Ancak ana tema bence hiçbir şeyde aşırıya kaçmamak. Sevginin aşırısı nankörlük olabiliyor.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
9/10
·444 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 16:58
Psikoanalitik çalışmalar yapan psikologların hastalarıyla ve kendi hayatlarıyla olan muazzam çekişmelerinin anlatıldığı bir baş yapıt. Özellikle psikolog daha doğrusu psikanalist ve hasta arasında “insani” bir ilişki kurarak doktorunda hastaya kendini açmasının yararlarını gözlemleyen Ernest ve üzerinde çalıştığı Carol ile olan bölümde çarpıcı tespitler vardı. Nitekim avukat olan Carol tedavi için değil intikam için geldiği terapide Ernest’in uyguladığı bu yöntem ile fayda sağlamayı başarıyor ve sonunda intikamdan vazgeçip gerçeklerden bahsediyor. Kitapta elbette farklı hastalar, farklı doktorlar ve sorunlarda var. Kumar bağımlılığı, kibir, cinsel eğilimler ve buna düşkünlük vs. Bence aktarılmak istenen temel konu hasta ve doktor arasındaki mahremiyet sınırları. Duygusal durum değerlendirmeleri yaparak okuyacağınız keyifli bir kitap.
Psikoloji
DivanIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 20216,7bin okunma
6/10
·50 syf.··
2021 20. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mart 2021 14:21
Benjamin Button’ın tuhaf hikayesi... Gerçekten tuhaf tek solukta okunacak bir hikaye. Yalnız bana bir şeyler havada kalmış, yarım kalmış gibi geldi. Bittiğinde “eee bu mu yani ?” dedim. Belki biraz sığ bir yorum bilemiyorum ancak tam oturtamadım. Bir ihtiyar olarak doğan Benjamin’in giderek gençleşmesi ve sonunda yok olması ana tema. Böyle bir durumun içine doğup anaokuluna giden bir 70’lik ihtiyar olarak o dışlanmışlığı ya da herhangi olumsuz bir duygu hissetmemesi enteresan. Sanırım 50 sayfalık bir hikaye için daha fazla spoiler vermemeliyim, keyifli okumalar...
Edebiyat
Benjamin Button'ın Tuhaf HikayesiF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202027,8bin okunma
Reklam