O gergin konuşmanın sonunda bana biraz acımış olmalıydı ki, "Bak," demişti, "siyasetle ilgin olmadığını biliyorum ama yaşadığın dünyaya gözlerini bu kadar kapatmaya hakkın yok. Ülkenin yıllardır kanadığını, kutuplaştığını, insanların birbirine karşı kamplar halinde bölünüp kışkırtıldığını biliyorsun, değil mi?"
Kitabı bitirdikten sonra yaptığım ilk şey tekrar "Becoming Jane" izlemek oldu. Kadın olarak, o dönemde erkeğin gölgesinde kalmayıp sıyrılmak, düşünceleri uğruna savaş vermek, yazmaktan hiç vazgeçmemek... Ve tüm bunların bir bedende toplanmış hali Jane Austen. Kötü başlayıp mutlu sonla biten iki aşk hikayesinin kraliçesi. Hem kitap hem de bu film hayatınızın bir köşesinde yer etmek için bekliyor.