Henüz günlerin akşamı olmadı.
En kötü en son gelir.
İlk vuran yelkovan en iyi vurur.
En derin kuyulardan anlamsızlık boşanır, Nil gibi bereketli.
Çiçekler solana dek kokar.
Olgunluk baharın en son deminde gelmeli, yoksa hedefini ıskalar:’
“Yeryüzünün dumanlarına, karanlığına inme. Üzerinde çalışmaya devam ediyorum ve güneş gibi kalmanı isterim. Yoksa aşağıda, yeryüzünün karanlığında yaşama yürekliliğini yitiririm. Sesini işiteyim yeter. Seni bir daha ete kemiğe bürünmüş görmek istemiyorum. Bir şey söyle! Derinliklerden, belki de korkunun içime aktığı yerden:·
O: “Bırak gideyim. Sana yenilenmiş bir biçimde döneceğim. Güneşi görüyor musun, nasıl da batıyor dağların ardında kıpkızıl. Bugünün işi yapıldı ve yeni bir güneş dönüyor. Neden bugünün güneşine ağıt yakıyorsun?”
B: “Gece çökmek zorunda mı?”
O: “Günün anası o değil mi?”