Teşekkürler aynı görüşteyim. Tanrının kusursuz bir düzende yarattığı evrenin sağını solunu büken mucizelere inanmak Tanrının eserine kara çalmaktır asıl tabi anlayabilene.
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü Yalan uzun zamandır beni böylesi sürükleyen bir kitap okumamıştım. İyi ki bayram tatiline denk gelmiş. Çünkü aklım hep kitapta kalıyor😀
Oidipus’ a eşlik eden şu garip “hadımlaştırma kompleksi” ise, diğer taraftan, psikanalizin bedeni tanımadığını dışa vurur ve onun içinde bir Truva Atı olarak iş görür. İnsan arzusunu insan-biçimci ve cinsiyetçi değerlerle damgalar. Arzu onun için bir eksikliğe, yoksunluğa yönelme tarzıdır. Amacı ise doyum, yani arzu yokluğudur.
:) fikrim Spinoza'dan Deleuze,' ye geldi. Bireyin kendi hikayesini yazabilmesi ve bu hikayeyi toplumsallikla ilişkilendirmesi, toplumsal bağlamda özgürlüğün mücadele edilerek kazanilacagini vurguluyor