Ne devlettir ki dildârım sen oldun... Enîs ü mûnis ü yârim sen oldun. Dil-i pür-derdimin dermânı sensin... Şifâ-yı-cân-ı bimârım sen oldun. Bana hasm olsa âlem halkı gam yok... Ne korku çün nigehdârım sen oldun. Safâlar ger cefâlar bulsa cânım... Refik-ı cümle etvârım sen oldun. Sana dil vermişem ey cân-ı âlem... Ezelden çünkü dildârım sen oldun. Disem ismi-şerîfin yâdımız bes... Dilimde cümle güftârım sen oldun. Sana ta'zım eder dillerde Hakkı... Der inkârım yok ıkrârım sen oldun.
Sayfa 45 - bahar yayınevi | erzurumlu ibrahim hakkı hazretleri
BİLMEZ NEYDÜĞÜN
Yar ile yâr olmayan yârini bilmez neydüğün Yârini fark etmeyen ağyârı bilmez neydüğün Girmeyen râh-ı tarîke fark etmeyen sevda-yı aşk Âşıka maşuk olan dildârı bilmez neydüğün İçmeyen pîr-i mügandan cân aşkı eydilir Mesdi hayâle kul olup şarı bilmez neydüğün İlm-i aşkın mektebi irfânda talip etmeyen Yekni hak ola arifi epsarı bilmez neydüğün Sırr-ı aşka Genci’ye nadana açmagil hazar Aşk-ı manayı dil-i esrarı bilmez neydüğün
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şah Mat
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur, Herkesi sen dost mu sandın, belki ol ağyâr olur. Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur, Yâr olur, ağyâr olur, dildâr olur, serdâr olur.
Sayfa 55 - Benim Hocam·Kitabı okudu
Bugün âşıkların esrarına agâh olan gelsün Bu meydan-ı muhabbette fenâfillah olan gelsün İki dünyayı terk eden, bu yola baş açık giden İşi dildarı şevkinden demadem ah olan gelsün
Sultan III. Murad Doğan Kitap
Bâbür'ün sohbeti seven yaşlı halaları, gerekli tavsiyeleri vermek ve uyarılarda bulunmak üzere oradaydılar. İnce oymalı ahşap sandalyelere oturmuş, ayaklarını küçük kadife minderlerine uzatmışlardı. Bir yandan da doğum odasında gergin bekleyen kadınları sakinleştirmek için çeşitli hikâyeler anlatıyorlardı. Bir çocuk dünyaya getirmek, önemli ve asil bir görevdi. Özellikle erkek çocuk daha çok arzu edilirdi. Ancak hepsi, doğum sırasında ya da sonrasında anne ve/veya bebeğin ölüm riskinin yüksek olduğunun farkındaydılar. Doğum ve sonrasındaki bakım geleneklerini yaşatan bu yaşlı kadınlar, korkuları hafifletmek için ellerinden ne gelirse yapmaya hazırdılar. Dildar için bu süreç tanıdık olsa da yine de içi endişe doluydu.
Alıntı
Gün olur ey meh-ı nâzım bu sabâhat da geçer Bizi hicrânda koyan bu şeb-i hayret de geçer Vâsıl-ı evc-i kabûl eyle recâmız yohsa Yerde kalmaz sanma âh-ı felâket de geçer Nâ-hudâ Nûh-ı nebî olduğu dem şek yokdur Gavta-i varta-i Tûfân bu nevbet de geçer Hat gelip leşker-i hüsnü geçicek dildârın Dili muIber eden ol kîne vü nahvet de geçer Sâf kıl âyîne-i sîneni nîk ü bedden Tab’a âmed-şud eden sûret-i hayret de geçer Çekilenler kalur Es’ad bu cihân içre hemân Vakt-i şâdî de gelir mevsim-i mihnet de geçer
Sayfa 409