Dalgalar, zamanın akışı ile insan bilincinin dalgalanmasını iç içe geçiren şiirsel bir roman. Olaydan çok iç seslere yaslanıyor. Kimliğin sabit değil, sürekli değişen bir yapı olduğunu gösteriyor.
“Hikâyeler uydururum; çünkü hikâyesiz yaşayamam.” sözü, insanın kendini anlatı yoluyla kurduğunu düşündürüyor. Buna karşılık “Yüzüm yok benim.” ifadesi, bireyin silinme ve kaybolma korkusunu yoğun bir biçimde yansıtıyor.
Roman, denizin ritmi gibi yükselip alçalan bir bilinç akışıyla, varoluşun kırılganlığını ve zamana karşı direnişini anlatıyor. Ve bana kalırsa yazarın en iyi eseri.