Dilek

7/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 56. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 00:53
‘Savaşçı’ kimdir? Hangi özellikleri barındırır? Peki ‘Savaşçı’ olmak isteyen biri nasıl bir yol izlemelidir? İşte Cüceloğlu bu kitapta bunlardan bahsediyor. Kitabın ilk başlarında felsefe ve psikoloji ağırlıklı bir anlatım hakimdi ve kitabı kişisel gelişim kategorisinden ayırmıştım kendimce. Kitap; kişisel gelişim, psikoloji, inceleme olarak geçiyor. Fakat ilerledikçe bir türlü Don Juan öğretilerinden çıkamadığımızı farkettim. Bunlar biraz fazla hoşgörü içeren öğretiler ve bana gerçek hayata uyarlanması zor geldi açıkçası. Genele yaymakta istemiyorum aslında, çünkü beğendiğim noktalar da vardı. Yani büyük resme bakacak olursak çıkarım yapılabilecek anlatımlar olduğunu söyleyebilirim. Doğan beyin karşısındaki karakterimiz öğretmen olduğu ve öğretmenlikle ilgili notlar da olduğu için, mesleğe dair okuma yapmak isteyenlere tavsiye edebilirim. Son olarak betimlemelerin olmaması daha iyi olurdu diye düşünüyorum ve beni rahatsız eden iki durumdan bahsetmek istiyorum; biri sürekli geçen ‘bayan’ kelimesi, belki de yazıldığı dönemde bu kadar rahatsız edici değildi o yüzden kullanılmış olabilir, sonraki basımlarda değiştirildi mi bilmiyorum, diğeri ise bazı yerlerde hemcinslerimden bahsederken ‘türbanlı’ detayı verilmesi. Örn; “türbanlı genç kızlar geçiyordu”, “türbanlı kadın oturuyordu” gibi. Gerekli miydi? Yani sadece kadın ya da sadece genç kızlar geçiyordu denemez miydi? Koca kitaptan bunu mu aldın diyenler olabilir, tabii ki hayır, bunlar detay, fakat önemli detaylar. Biliyorum ki çoğumuz bu konularda hassasız, ayrıştırma istemiyoruz.
SavaşçıDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 202112,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·396 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 20:54
Öncelikle kitabı beğendiğimi söylemeliyim. Betimleme sevmeyenler için ilk 100 sayfa sıkıcı gelebilir, ben seviyorum Bu kısım atlanınca hikayenin içine giriyorsunuz merak etmeyin. Hafif Tolstoy havası vardı, ara ara onu okuyormuşum gibi hissettirdi; ki zaten Flaubert’in etkilendiği yazarlardan biri olduğunu öğrendim. Kitabı okurken bazen Emma’ya sinirlenip, tutup kollarından bir sarsmak istedim, bazen de bir omuz olmak… Freud’u sıklıkla andığımı da söylemeden geçemeyeceğim, “bu vakayı nasıl çözeriz?” diye. Çünkü Emma sıkışmış bir karakterdi bana göre. Daha mutlu olabilir miydi? Belki.. Fakat bitmek bilmeyen heyecan arayışları, lüks tutkusu, hep yükseklerin peşinde olması, bulunduğu yaşantıyı kabullenemeyişi… Aslında farklı bir yerden bakacak olursak da belki de yapmış olduğu yanlış evlilik, kadın olarak istekleri, arzuları… Charles Emma’yı çok sevdi aslında ama “bu ne rahatlık be adam?” dediğim çok nokta da oldu. Spoiler vermemek için daha fazla devam etmeyeceğim. Okuyunuz efenim, okunmaya değer!
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,9bin okunma
9/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2025 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 22:53
Venedik Taciri, Vişne Bahçesi’nden sonra okuduğum 2. oyun olmakla birlikte, Shakespeare okumalarımın ilki oldu. Eser çabuk okunuyor gibi görünse de, vermek istediği mesajın ana hatlarından fazlası olduğunu düşündürdü. İnsanı ikileme düşürüyor gibi. Söz konusu yahudi tacir olarak tabir edilen Shylock gerçekten kötü müdür? Yoksa kötü olmak zorunda mı kalmıştır? O meşhur pasajında haklı değil midir? Bu kitap salt iyilik ya da salt kötülük konusunu içimde tekrar tartışmaya açtı. Ya da kötülüğün karşısında yaşanan intikam duygusu nasıl tarif edilir mesela? Aşk.. Dostluk.. Tragedya.. Bu dramın içinde biraz da komedya.. İntikam.. Irkçılık.. Adalet.. Hepsinden biraz biraz ve bir bütün. Henüz okumamış olanlara kesinlikle tavsiye ediyorum.
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 16:29
Ortaylı’nın bu kitabını da beğendiğimi söylemeliyim. Gezi ile ilgili olan bölümleri fazlasıyla olumsuz eleştiri almış, yapılabilir olmadığına dair. Sanırım bakış açısına göre değişiyor bu. Evet imkan yok, evet maalesef ekonomimizde yapılabilir değil, fakat buraya odaklanmak yerine içinden alınabilecek bilgiler önemli diye düşünüyorum. Sonuçta adam gezmiş, görmüş, kaydetmiş ve paylaşmış. Faydalanmak yerine neden bunu yapalım? Kendi adıma, belki de hiç göremeyeceğim yerleri okuyarak öğrenmiş oluyorum. İstanbul ile ilgili yorumları diğer kitabında da olduğu gibi çok gerçek ve üzücü. Keşke eski İstanbul’u görebilseydik dedirtiyor. Eğitim ile ilgili bölümde ciddi eleştirileri mevcut ve kendisine kesinlikle katılıyorum. Yine bir edebiyat bölümü mevcut, ne kadar donanımlı olduğunu görebiliyoruz, tanımadığım isimler vardı, listeye eklendiler. Bunların haricinde; film, tiyatro, müzik, müzeler, şehirler, sanatçılar, yazarlar gibi kültürel her konuya değinmiş. Tavsiye ederim.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 01:04
İlber Ortaylı’yı çeşitli kanallardan birçoğumuz takip ediyoruz malum. Kalemiyle ise daha önce okuduğum “Dakikalar İçinde Atatürk ve Dünyası” vesilesiyle tanışmıştım. Başta söylemeliyim ki, kişisel gelişim kitapları gibi olacağını düşündüm(kitap ismiyle alakalı olabilir), tabii ki fazlasıyla yanıldım ( Ortaylı’dan bunu beklemem hataydı sanırım) İçeriğinde tahmin edileceği üzere tarih var(sıkmadan), büyük isimler var, tavsiyeler var(uygulanabilir) Bir de özellikle güzel memleketimiz İstanbul’un eski halleri ve geldiği son durumdan bahsettiği bölümlerde derin bir üzüntü hissettirdi bana. Bölüm sonlarında verilen kitap listelerini ise çok faydalı buldum. Kısa sürede bitirdim, tavsiye ederim.
İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20227,9bin okunma