tired

5/10
·336 syf.··
2024 30. kitabı
Herakleitos’un görüşlerinin merkezinde çatışma ve savaşın her şeyin babası olduğu düşüncesi bulunur. Ona göre, savaş varlık ya da oluşun tek ve en önemli koşuludur. Zira bu savaş olmasa, hiçbir şey varolmaz. Bundan dolayı varlıkların doğuş ya da varlığa gelişi, birbirlerine karşıt olan ve dolayısıyla, birbirlerini varlıkta tutan karşıt güçlerin çatışmasına bağlıdır. Karşıtların savaşının kötü bir şey olması bir yana, varlığın olmazsa olmaz koşulu olduğunu, evrendeki bütün varlıkların varlıklarını sürdürebilmeleri için karşıt unsur veya güçlerden meydana gelmesi gerektiğini öne süren Herakleitos, Pythagorasçıların düzenli ve ahenkli evren görüşüne karşı çıkar.Sağlık, barış ve sükûnet, kendi başlarına alındıklarında, onların karşıtlarından daha fazla iyi olmalarından söz edilemez; onlar, ancak karşıtlarıyla birlikte değerlendirildikleri zaman, iyi olurlar.
FelsefeNihat Keklik · Çağrı Yayınları · 197810 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·631 syf.··
2024 28. kitabı
Falih Rıfkı Atay Çankaya (MÜKEMMEL BİR ESER MUTLAKA OKUYUN BENCE) Falih Rıfkı ATAY’IN, Atatürk’ün hayatını ve yaşadığı dönem olaylarını anlattığı anı ve anektodlar. Çankaya,Falih Rıfkı Atay’ın, Atatürk’ün uzun yıllar yanında bulunan bir dostu olarak kaleme aldığı eseridir.Bu yönüyle Atatürk’ün biyografisi olma özelliğini taşımaktadır.Fakat kitabın kurgusu salt bir biyografi tarzında değil ,Atatürk’ün doğup büyüdüğü, içinde yaşadığı toplum ve olaylara da ışık tutan ve o günün bakış açısını çok açık bir şekilde gözler önüne seren bir yaklaşımı da yansıtmaktadır.Dolayısıyla yazar adeta okuyucuyu o günlere götürmekte ve belki daha önce okuduğumuz ,fakat net olarak kavrayamadığımız bir çok konuyu yaşarcasına anlama fırsatı vermektedir. Eserde anlatılan anı ve anektodlar Falih Rıfkı’nın bizzat gördükleri ve yaşadıkları olması ve ilk ağızdan anlatılması okumayı sürükleyici ve akıcı hale getirmiştir.Kitap, Atatürk’ün hayatındaki önemli devreleri içeren dokuz bölüm halinde anlatılmıştır.Bu bölümler şu şekildedir; (1) MUSTAFA KEMAL 1881-1914 (2) 1914-1918 (3) ÇÖKME (4) GERİLLA DEVRİ (5) ORDU DEVRİ (6) YENİ DEVİR (7) KEMALİZM (8) ATATÜRK’ÜN SON YILLARI (9) ANI VE FIKRALAR Mustafa Kemal’in doğumu ve müteakiben okul hayatı ve ilk kıta deneyimleri anlatılmaktadır.O günlerde Osmanlı’nın içinde bulunduğu sosyal,siyasal ekonomik ve kültürel yapı hakkında çarpıcı detaylara da olayların akışı esnasında değinilmektedir. Ayrıca ayrıntılı bir şekilde Rüştiye ,İdadi ve Harp Okuluna girişi ve bu okullardaki başarısı etraflıca anlatılır.Mustafa Kemal’in daha İdadi de iken ,yaz tatilinde Tophane de bulunan Colleges des Freres’de Fransızca
1000Kitap
ÇankayaFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 20215bin okunma
8/10
·192 syf.··
2024 27. kitabı
Osmanlı ve Almanya arasında gizli bir anlaşma imzalanmıştır. İlk başta bu anlaşma gizli tutulmuş, daha sonra ortaya çıkarılmıştır. Alman seviciliğimiz tam olarak bu noktada imza altına alınmıştır. Almanya tek bir şartla imzalamıştır bu anlaşmayı: Osmanlı Ordusunu Alman Generaller yönetecek. Yani şunu diyorlardı: "BİZ SİZİN BECERİKSİZ ASKERLERİNİZE VE GENERALLERİNİZE GÜVENMİYORUZ!" İşte tam bu nokta da Mustafa Kemal dirayeti beklerdik ama maalesef. Öyle bir şey olmamıştır. Alman seviciliği sayesinde savaştığımız cepheler; Topraklarımızda Savaştığımız Cepheler : 1. Kafkas Cephesi, 2. Çanakkale Cephesi, 3. Kanal Cephesi, 4. Irak Cephesi, 5. Filistin Cephesi, 6. Hicaz-Yemen Cephesi, 7. Suriye Cephesi Topraklarımız dışında savaştığımız cepheler : 1. Makedonya 2. Galiçya 3. Romanya Şimdi buradan başarı ile çıkılma imkanı nedir? Böyle bir imkan, cephane ve ordu yoktur. Her türlü zor durumda olan bir devlet, bu cephelere sadece ölmek için asker göndermiştir. Bunun izahı yoktur. Bu gençler alman generallerin ellerinde birer birer öldürtülmüştür. Sonuç? Sonuç yenilgi…! Öyle saçma sapan savunmalar ve taarruzlar yapılmıştır ki, anlama şansımız yoktur. Alman generallerin ellerinde kurşun sıkılmadan verilen yerler bile vardır! İşte Zeytindağı bu manzaranın etrafında şekillenmiştir. İKİNCİ BÖLÜM: Zeytindağı! Falih Rıfkı cephenin gerisinden Cemal Paşa ile yaptığı gezileri ve gezilerde tanık olduğu durumları aktarmıştır. Bunların akabinde dönemin gazetelerinde yayınlanmış birkaç anıya ve mektuba yer vermiştir. Osmanlı Devleti zayıf, hükumet devrilmiş, İttihat ve Terakki kendi içinde bölünmüş, onlara yaptıkları hataları gösteren Mustafa Kemal gibi subaylarla ters düşmüş, kendi ünleri peşinde koşan bir duruma gelmiştir. İttihat ve Terakki’nin yapmak istediği ile yaptığı arasında
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,9bin okunma
4/10
·155 syf.··
2024 24. kitabı
İnsanın Anlam Arayışı kitabının ilk bölümü Toplama Kampı Deneyimlerinden oluşturulmuştur. Victor Frankl bu bölümde Auschwitz toplama kampındaki tutuklu ve gardiyanların psikolojisini bizlere aktarmaktadır. Çok çarpıcı bir ifadeyle kamptan kurtulup geri dönenler için “Bu tutuklar, kendilerini kurtarmak için dürüst olsun olmasın her yola, her türlü acımasız güce, hırsızlığa, dostlarına ihanete başvurmaya hazırlardı. Birçok şanslı olayın ya da mucizenin yardımıyla geri dönmeyi başaran bizler biliyoruz: En iyilerimiz dönmedi.” Ailesini, dostlarını, akrabalarını, bugüne kadar emek verdikleri her şeyi geride bırakıp tüm köklerinden ayrılanlar gaz odaları ve krematoryumlarla dolu her an yaşamın pamuk ipliğine bağlı olduğu kamplarda hayatta kalmaya çalışmışlardır. Frankl, Dostoyevski’nin dediği gibi insanın her şeye alışabildiğini ifade etmiş fakat bunun nasılının sorulmaması gerektiğini vurgulamıştır. Tutuklular şimdi çok uzaklarda kalan eski hayatlarından kopuşa ve bir insanın yaşamını sürdürebileceği şartların çok altında olanaklara sahip bu kamplarda karşılaştıkları hem fiziksel hem de ruhsal acılara farklı evrelerde uyum sağlamaktadır. İlk evre şok tepkisini içerir. Bu psikiyatrideki ‘af yanılsamasına’ benzer. İdama mahkûm edilen tutuklu infazdan hemen önce son dakikada affedilebileceği yanılsamasına kapılır. İkinci evre duygu yitimi evresidir. Yani kişi hissetmeyi göze alamadığı coşku ve duygularını köreltir. Böylece kendisini çok gerekli ve koruyucu bir kabukla kaplar. Kampta her türlü ihtiyacın karşılanması neredeyse imkânsız olduğu için bireyler anlık ruhsal tatminlerle durumu idare etmeye çalışıyordu. Yemek hayalleriyle anlık ruhsal tatminler fiziksel açıdan zengin uyarıcılar içerdiğinden tehlikeliydi. Cinsel sapma neredeyse hiç gözlenmeyen bir durumdu.
1000Kitap
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma
+1
6/10
·341 syf.··
2024 17. kitabı
Sıradan biri ile özel yetenekleri olan birinin, dindar olan biri ile dini açıdan zayıf birinin, rütbeli bir askeri ile sıradan birinin prensliğinin farklılıklarını belirtiyor. Daha önce etik kavramının politikadan ayrıldığından bahsettik fakat kitapta en çok bir prensin nasıl olması gerektiği, hangi özellikleri taşıması gerektiği, nasıl görünmesi gerektiği konularında bu kavramların birbirinden ayrılabileceğini görmekteyiz. Yazar bunları anlatırken, prensin görevleri ve sorumlulukları üzerine de bilgiler veriyor. Prens merhametli, karşısındakini anlayan, dürüst ve güvenilir görünmeye çalışmalıdır. Fakat aslında Prens’in kudreti onu gerçekten merhametli olmasına çok az izin vermelidir. Yazara göre, prensin ölçülü bir cömertlik sergilemesi gerektiği ve aşırı derecede cimrilikten kaçınması gerekmektedir. Prenste bulunması gereken diğer niteliklere gelince: Bütün prenslerin acımasız olarak değil de merhametli olarak ünlenmek istemeleri gerekir, ama bu merhameti kötüye kullanmaktan kaçınmak zorundadır. Prens, korkulan biri olmak ve sevilen biri olmak arasındaki dengeyi iyi ayarlamak zorundadır. Halk prensten korkmalı ama aynı zamanda nefret değil ona sevgi beslemelidir. Prensin özellikleri üzerinde dururken aslan ve tilki örneğini kullanan Machiavelli, prensin tuzakları fark etme konusunda tilki gibi kurnaz, düşmanları ile savaşma konusunda aslan gibi savaşçı olması gerektiğini vurgulamaktadır. Kamusal bir figür, bir halk adamı olması gereken prens, devletin bekası için gerektiğinde her türlü etik dışı eylemi yapabilmelidir. Devletin bekası için bazen yurttaşı aldatmak kaçınılmaz olabilir. Prensin verdiği sözde durması konusunda çok hassas olması gerekmektedir. Bazı durumlarda da prensin verdiği sözünden geri dönmesi söz konusu olabilmektedir. Bu durumun, söz verdiği durum
1000Kitap
Prens Machiavellinin Muazzam MuammasıUtku Özmakas · İletişim Yayınları · 20197 okunma