Oysa çocukken hayat ne kadar basitti!
Ne kolaydı!
Bir annen, bir de baban vardı!
Onların orada sonsuza dek kalacaklarına inancın öylesine tamdı ki, başka türlüsünü düşünemezdin bile.
Seninle, sevgili kiraz ağacı ve defterimle konuşunca rahatlıyorum. Ve yazarken yazarken kafamda büyüttüklerimin o kadar da büyük sorunlar olmadığını fark ediyorum.
Nitekim, bu düşüncemi Orhan Pamuk doğruladı. Televizyonda, Kar adlı kitabıyla ilgili bir dizi söyleşi yapıldı ya… İşte orada kendisininde günlük tuttuğunu ve üzüldüğü konuları yazarak içini döktüğünü, daha sonra da dönüp okuduğunda, ne kadar da boş şeylere üzülmüşüm dediğini anlattı.