İhsan Oktay Anar - Puslu Kıtalar Atlası
Anar’ın 1995 yılında yayımlanmış ilk romanıdır. Bilim kurgu türünde olan bu kitabı benimde Anar’dan okumuş olduğum ilk kitap. Kurgusuyla kendine hayran bıraktıran Anar’ın diğer kitaplarınıda okuyacağım inşallah. Okuyun, okutun, tavsiyemdir.
Uzun İhsan Efendi’nin oğlu Bünyamin’e hayatı öğretme çabası. Uyku şurubu içerek istihareye yatan uzun ihsan efendi, rüya ile gerçeği karıştırmaya başlar. Bünyamin babasının durumunu çözemeyerek kendiside uyku şurubundan içer ve fazla kaçırmasından dolayı başına türlü türlü olaylar gelir.
Halide Edip Adıvar’dan okuduğum ilk eser. 1922 yılında yayımlanan kitap, Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadele üzerine şekilleniyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer alan Halide Edip Adıvar o yılları kitabında işleyerek bugün bizlere o dönemin durumunu okuyarak gösterme fırsatı vermiştir.
Aslında “Ateşten Gömlek” ismi Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun kendi romanına vereceği isim olup Halide Edip Adıvar’ın bu ismi çok beğenerek isim için Yakup Kadri’ye mektup yazarak romanına bu ismi koymak için izin almaktadır. Roman, iki bacağını savaşta kaybeden Peyami’nin gözünden anlatılmaktadır.
Dokuz kısa hikayeden oluşan sade, akıcı ve bir çırpıda okunabilecek bir kitap. Bazı küçük olarak nitelendirdiğimiz olayların ne derece önemli olduğunu anlatımıyla hikayelerinde vurgulamıştır.
“Bir ülkede yoksulluk varsa onu yazmayan yazar, yazar değil; insan bile olamaz. Yoksulluk, insanlığın en aşağılanmış yeridir. En utanç verici yanıdır. İnsanlar yoksul olmamalı.” #yaşarkemal’in sözüyle başlayalım.
Yetim olan İnce Memed ve annesi, değirmenoluk köyünde çiftçilik yapmaktadır. Köyün ağası olan Abdi Ağa, hem ince memed’in ailesine hem de bütün köylüye zulüm eder. Zaten yoksul olan halkın emeklerini de sömürmektedir. İnce Memed’e sürekli zulüm eder, çakırdikenler arasında çalıştırır. İnce Memed dayanamayıp kaçarak dağda eşkıya olur. Hatçe isminde sevdiği kız vardır. O dağda eşkıya iken Abdi Ağa’nın yeğeni Veliye Hatçeyi almak isterler fakat İnce Memed buna izin vermez. Hatçeyi kaçırır. Ama durumlar istedikleri gibi gitmez.
Yaşar Kemal’in Anadolu insanını, yoksulluğu, ağa düzeninin zulmünü, tarlaları, köylüleri, ezilenleri anlattığı ve dört seriden oluşan harika romanı.
Kitap, kuzey buzullarında soğuk ıssız bir gece ile başlıyor. Bill ve Henry, görünüş bakımından kurda benzeyen köpekler ile kızakta yola koyulurlar. Karanlık, açlık ve soğuğa rağmen hayatta kalmaya çalışırlar. Kurt sürüleri peşlerindedir ve köpeklerini yavaş yavaş kaybetmektedirler.
Kitabın ana karakteri olan beyaz diş, tek göz ve dişi kurdun yavrusudur. Hayatı bilmeyen ve insanları tanımayan beyaz dişin yaşam mücadelesini ve insanlarla olan o zorlu ilişkisini okuyoruz.
Bir çok konuda bizi düşündüren, analiz yapmamızı sağlayan, Jack London’ın çoğu kitabı gibi buda harikaydı. Okudukça kendisine çeken bir kitap.