1920'lerde sigara ve içki içen, külhani ama dişi kızlar çekiciydiler. Bugünün modasıysa, kızların daha evcimen ve nazlı olmalarını gerektiriyor. 19. yüzyılın sonlarıyla, bu yüzyılın başlarında erkeğin çekici bir "paket" haline gelebilmesi için, saldırgan ve hırslı olması gerekiyordu. Bugün ise hoşgörülü ve sosyal olması istenmektedir.
Böyle duygular hissetmeyeli uzun zaman olmuştu. Hele bir başkasının acısıyla bu kadar sert çarpılacağını tahmin bile etmezdi. Kendine bu kadar yabancıyken, hiç tanımadığı birine nasıl bu kadar yakın hissedebilmişti kendini? Kalbi yeniden atmaya başlamıştı sanki, bedeni açılmaya, yara almaya yeniden. Ve ışık sızmaya başlamıştı açılan yerlerinden...
Küçük kollarıyla
çepeçevre sarmıştı belimi
dili "gidecek misin?" diyordu,
gözleri "kal"
Soruya mı yanıt versem,
gözlerine mi?
Yoksa
bir güvercin misali
tir tir titreyen
yüreğine mi?
Umudun yükü
bu kadar mı ağır olur.
Ölümün kol gezdiği ülkemde
sözün hükmü yok ki...
Sımsıkı sarıldım sadece
merdiven yaptık umudumuzu
sakladık barışı, gökkuşağına.
Saklambaç oynayan çocuklar
bulsun diye...
Kadın ve mücadele olgularının en fazla açığa çıktığı bir süreçten geçiyoruz. Koşullar ya da mekanlar mücadelemizin önünde engel değil. Biz kadınlar mecliste, cezaevinde, sokakta, evde eşitlikçi, özgürlükçü bir toplum için çalışmaya; derinleşen siyasi, ekonomik, toplumsal sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz.