Dilhan Yavuz

Dilhan Yavuz
Seneler sonra çukuruma geri döndüm. Kendimi en derinden kanatacak alıntıların kucağına. Yarama tuz olacak cümleleri bulmaya… Kendi kendime…
Nasırıma bastı bak! Tek taraf rızam yok dese ne fayda…
"Her neyse. Artık her şey için çok geç. Bizim bir araya gelmemiz imkânsız artık." Adeta fısıltı gibi usulcacık bir sesle konuştu Zoe. "İmkânsız sadece senin rızandır."
Anlamazlıktan geldiğindendir o…
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için “bu yağmur içimi ıslatıyor” dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır?
Söz ile eylem arasındaki mesafe büyüdükçe içeride huzur küçülüyor
Söylenenlerle yapılanlar arasındaki fark her zaman kafamı karıştırır, adil olmaya çalışırken hep zaman kaybederim. Bir tarafım "öyle değil" derken, diğer tarafım "ya ne alakası var" deyip fasikül fasikül argüman çıkarır karşıma, sonrası kavga kıyamet..
En çok da her şeyin güzel olacağına inandırdığı yanların ölüyor.
Bir âşık susuyorsa, artık konuşmuyorsa, içini kapatıyorsa, ruhu kendi içine gömülmüşse, yalnızca biz değil, ona inanan yanlarımız da yavaş yavaş ölüyordu.

Dilhan Yavuz

, bir kitabı okumaya başladı
Kemal Varol
8.8/10 · 1.793 okunma