Gece olunca dinlenmeye çekildim; uykum sanki, gün içinde seyrettiğim muhteşem şekillerin bir araya gelip kendisine hizmet etmesini beklemişti. Bu şekiller etrafımı sardı; dağın lekesiz karlı başı, parıldayan zirve, çam ormanları, engebeli çırılçıplak vadi, bulutlar arasında hızla uçan kartal... hepsi çevreme toplanıp, beni huzura davet ettiler.
Ertesi sabah uyandığımda nereye kaybolmuşlardı? Ruhuma neşe verenlerin tümü uyku ile birlikte gitmiş, tüm düşüncelerimi karanlık melankoli sarmıştı.
Sayfa 103 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Dostluğun şefkati de, yeryüzünün ya da cennetin güzelliği de kederden kurtulamazdı. Hiçbir faydali etkinin nüfuz edemeyeceği bir bulutla kuşatılmıştım. Güçsüz bedenini ayak basılmamış haşin bir araziye sürükleyen, vücudundaki oka baktıktan sonra ölecek yaralı geyik gibiydim.
Bazen beni ezen kasvetli umutsuzlukla başa çıkabiliyordum; fakat bazen de ruhumdaki girdapların etkisiyle, fiziksel egzersizlerle ve mekan değiştirerek, tahammül edilmez
hislerimden biraz olsun kurtulmaya yöneliyordum. Bu tür bir duygu patlaması esnasında birden evi terk edip, kendimi yanındaki Alp vadilerine vurdum, o manzaraların muhteşemliği, ebediliği içinde benliğimi ve insani, dolayısıyla gelip geçici üzüntülerimi unutmanın peşine düştüm.
Sayfa 99 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu