"Denesen belki dikiş bile tutmayacak kadar derin kesikleri," diye mırıldandı kısık çıkan sesiyle ve gözlerimin içine baktı okyanuslarıyla."Yara bantlarıyla kapatmaya çalışıyorsun."
"Bu adam, gözlerine bir perde çekiyordu ve bütün vahşeti, korkuyu, endişeyi, her şeyi... Her şeyi, bütün o iyi duygularla birlikte gizliyordu. Çok iyi yapıyordu bunu o dikenli perdelerle.Fakat nasıl bilebilirdim? O dikenleri kendi mi köklerinden çıkarmıştı, yoksa birileri mi fırlatmıştı?O perdeyi kim dikmişti elleriyle, kendisi mi yoksa bir başkası mı?"
"Herkesin yaraları yara bandıyla öylece kapanabilecek kadar basit değildi. Belki de benim sorunum buydu;dikiş atılması gereken derin kesiklere, yara bandı yapıştırıp duruyordum."
"Tekrar ettim içimden.Hayatım bir film olsaydı, bu sahnede kalırdım, ne ileri giderdim, ne geri.Çünkü biliyordum, filmin ilerisinde kötülükler bekliyordu ve ben, mutluluklara aç bir kadın,hatta bir çocuktum."