Yüzlerce yılın acısıyla kalınlaşmış duvarlardan sızan iniltiler, gözyaşlarını daha fazla içinde tutmaya gücü yetmemiş bir zavallının ağlamasına benziyor; kesik kesik, bir inip bir yükselen, mahcubiyet yüklü ve olabildiğince kısık.
Evvel tevhîdi zikr et
Sonra cürmünü fikr et
Var yoluna doğru git
Derviş olayım dersen
Bir kâmil şeyhi ara
Niçin oldun avâre
Heman söz tut bî-çâre
Derviş olayım dersen
Her yere ayak basma
İhsandan elin kesme
Çok söze kulak asma
Derviş olayım dersen
Rûyâya yalan katma
Elden söz alıp satma
Vakt-i seherde yatma
Derviş olayım dersen
Hak söze inad etme
Refîksiz yola gitme
Eyvallahı terk etme
Derviş olayım dersen
Gaflet ile çalışma
Çok gezmeye alışma
Hiç bir şeye ilişme
Derviş olayım dersen
Şimdi okuyacağınız bu mektup, yalnız bana değil, arkasında bırakığı cihana yazdığı son sözlerdir:
“Muhibb-i âli-haslet efendim;
Hastayım. Doktorların ısrariyle
"Düştük firâş-ı mihnete kalb-i rakik ile" diyerek Cerrahpaşa Hastahanesinde yatmaktayım. Mektubunuzu orada aldım. Ahmet Paşa Zâde İbrahim Paşanın ve Nevcivan Hanımın kızı Prenses Şivekâr'ı tanyorum. Mısır’da mükerreren görüştük. Dilhayat, Şemsi ve Ïkbal Hanımlara dair malûmatım yoktur. Mehmed Ali ailesini şimdi en iyi bilen Prenses Iffet Hanımdır. O da benim gibi hastadır. Buluşmak mümkün değildir. Bir müddet beklemek kaabil ise, ben de, o da afiyet bulursak sorarım, yazarım.
Kağıt için bir tebşir kelimesi kâfi değildir. Sûr-i azîm icrasi elzemdir. Dertle uğraşıyorum, başka şeye bakacak hâlim yoktur. Yalnız şunu söyliyeyim mi
bin zahmetle elde edilen kağıdı -telifat namındaki- telefata sarfedip de (Hoş Sadâ)ya sekte vermesinler.
Provada iki işaretinizi gördüm. Ne yazayım, öyle güzel yazı ki güzeller gibi gözden kaçıyor.
Bâki dua, muhterem Efendim.”
17 Mayıs 1957
iBNÜLEMIN
Bugün matbaaya gittim. Müdür Beye tahminen iki formalık müsvedde ile resim verdim. Bu eserin tab'ına mahza zâti âlinizin hatırı için muvafakat ettiğimi ve beni üzecek hareketlerde bulunulmamasını söyledim. Tashihe memur meste de, sözlerime hayalhane-i mestanesinden bir kelime ilâve, yahut tahrif edecek olursa müsveddeleri yırtacağımı ve kendine de içtiği meyi zehraluddan daha acı sözler söyliyeceğimi anlattım.