Bu kainat bir kitaptır, "büyük bir Kur'an'dır; buna karşılık Kitap da bir kainattır. Bu iki kitap ya da bu iki kainat arasında bir da aracı vardır: İnsan. İnsan, kuşkusuz insan-ı kâmil, her iki kâinatın tabiatına katılmaktadır. Dolayısıyla hem Kur'an'ın hem de âlemin tercûmanı olmak durumundadır.
Bir gün başka bir âlemde kendimi kendimde bulursam şâyet;
Gönül gözümle görüp cân kulağımla duymak isterim.
Her hissi bir tutamda bulup her zerresine girmek isterim.
Toprak gibi telaşsız, gökyüzü kadar uçsuz olmak isterim.
Beyaza çalan mavi olup yeşil kokmak isterim.
Bir gün başka bir âlemde bulursam kendimi, rüzgâra buğulanmış âhenk olmak isterim.
Kendimi kendimde bulduğum ân yine kendime dönmek isterim.
Hafî/Gizem
İlim yok olmaz, yalnızca unutulur. Yok olma ile unutma arasında fark vardır; zirâ yok oluş çizgi ve resimlerin ortadan kalkması, unutuş ise bunların birbirine karışmasıdır.