Erkeğin değerini düşüren şeyler nelerdir?” - Gereğinden fazla konuşması, - Sırrını koruyamaması - Ve herkese güvenmesidir.” Tarih Dımaşk
Bugün insanlardan iyilik bekleme; yalnızca sana zarar vermemelerini dile. Çünkü sana zararını dokunmayan biri, adeta sana iyilikte bulunmuş gibidir." ||Târîh-u Dımaşk, 270/59||
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
قَالَ الْفُضَيْلُ بْنُ عِيَاضٍ ـ رَحِمَهُ اللَّهُ ـ : «الْمُؤْمِنُ يَنْظُرُ بِنُورِ اللَّهِ، النَّاسُ مِنْهُ فِي رَاحَةٍ، وَهُوَ بَرَكَةٌ عَلَى مَنْ جَلَسَ إِلَيْهِ، لَا يَغْتَابُ أَحَدًا، كَرِيمُ الْخُلُقِ، لَيِّنُ الْجَانِبِ، وَالْمُنَافِقُ عَيَّابٌ غَيَّابٌ.» Fudayl bin İyad (rahmetullahi aleyhi) der ki: “Mümin, Allah’ın nuru ile bakar. İnsanlar ondan huzur bulur. Yanına oturan kimse için berekettir. Hiç kimsenin gıybetini yapmaz. Ahlâkı cömert, tabiatı yumuşaktır. Münafık ise sürekli ayıplayan ve ortalarda görünmeyendir.” (Tarihu Dimaşk li-İbni Asakir)
HAZRET-İ ÖMER (R.A.) ZAMANINDA DIMAŞK (ŞAM)’IN FETHİ -2
Müslüman ordusu kale içindeki durumdan habersiz ise de Hâlid bin Velîd Hazretleri geceleri uyumayıp düşmanın hareketini gözlemekteydi. Hattâ içeride bir de casusu vardı. Bu sayede onların her hâl ve hareketinden haber alırdı. Bunun yanında bir fırsat ve ihtiyaç anında kullanmak üzere ipten merdivenler de hazırlamıştı. O gece sur çevresinde dolaşırken muhafaza mahallerinin boş kaldığını tespit ettikten sonra hemen askerini hazırladı. Dışarıda bekleyen askerlerine, “Siz, sur üzerinde tekbîr seslerini işittiğiniz gibi bizim yanımıza çıkın ve kapıya hücum edin” diye tembih etti. Yanına Ka’kâ’ bin Amr ve Mez’ur bin Adiyy (r. anhümâ) gibi yiğit cengâverleri alıp kale duvarlarının yanına gitti. İpten merdivenleri kale burcunun üzerine attı. Ka’kâ’ ile Mez’ur Hazretleri, yukarı çıkıp merdivenlerin uçlarını burçlara bağladı. Hz. Hâlid de yanındaki adamlarıyla yukarı çıktı. Burç üzerinde birkaç muhafız bırakıp onlara tekbîr almalarını tembih etti. Kendisi aşağı inip kalan nöbetçilerin hakkından gelip kapıyı açtı. Yukarıdakiler tekbîr getirince Müslüman ordusu, merdivenlere ve kapıya hücum ederek içeri girdiler. Şehirde bir kargaşa başladı. Ahali ne yapacağını şaşırdı. Bunun üzerine Rumlar, Ebû Ubeyde Hazretleriyle haraç vermek üzere sulh yaptılar. Ebû Ubeyde (r.a.), Câbiye kapısı tarafından sulh ile yani anlaşarak, Hâlid bin Velid (r.a.), Tûma kapısından harp ile girip ileri hareket ederek şehir ortasında buluştular. Diğer kumandanlar şehre sulh ile girdikleri için Hz. Hâlid’in girdiği kapı da sulh ile alınmış sayıldı. Ebû Ubeyde (r.a.), fetih haberini Hazret-i Ömer’e (r.a.) arz etti. Halife Hazretleri, fetih haberinden son derece memnun oldu. Radıyallâhü anhüm ecmaîn. (A. Cevdet Paşa, Hazret-i Ömeru’l-Fâruk (r.a.), Çamlıca Basım Yayın) İSİMLERİMİZ: Erkek: Ömer, Kız:
Din İslam
HAZRET-İ ÖMER (R.A.) ZAMANINDA DIMAŞK (ŞAM)’IN FETHİ -1
Hazret-i Ömer (r.a.), halife olduğunda Müslümanlar, iki büyük devletle; Sâsâni ve Rum (Bizans) devletleriyle muharebe hâlindeydi. Yermûk Savaşı’nda Bizans Devleti büyük bir mağlûbiyete uğratılmıştı. Lâkin Ashâb-ı Kirâm’dan nice zâtlar da şehit olmuştu. Bundan dolayı, Şam ordusu kumandanı olan Ebû Ubeyde bin Cerrâh (r.a.), Şam’ı fethetmek üzere ordusunu takviye etmekle meşguldü. Irak ordusu kumandanı Sa’d bin Ebû Vakkâs (r.a.) da Kâdisiyye’de ordugâhını kurdu. Maksadı, Sâsâni askerini kendi üzerine çekip mağlup ettikten sonra Sâsâni topraklarını vurmaktı. İki kumandan da “Aşere-i Mübeşşere”den olup birbiriyle yarış edercesine fetihler yapmışlardır. Yermûk Savaşı’ndan sonra, Bizans İmparatoru Hirakl, Humus’ta kalarak gerek bu şehrin gerek Şam’ın muhafazası için daha dikkatli hareket etmeye başlamıştı. Hicret’in 14. senesinin başlarında Ebû Ubeyde (r.a.), diğer emîrlerle birlikte Dımaşk üzerine yürüyüp sur dışındaki Şam bağlarını ve köylerini fethetti. Rumlar sur kapılarını kapatıp kale içine sığındılar. İslâm askeri, şehri her taraftan muhasara etti. Şöyle ki: Ashâb-ı Kirâm’dan Ebû Ubeyde (r.a.), Câbiye kapısında; Hâlid bin Velîd (r.a.) doğu kapısında; Amr bin Âs (r.a.), Tûma kapısında; Şurahbîl bin Hasene (r.a.), Fıradîs kapısında; Yezîd bin Ebû Süfyân (r.a.), Küçük Kapı tarafında ve Ebu’d-Derdâ (r.a.) Hazretleri de Berze mevkiinde idi. Zülkelâ‘ el-Himyerî Hazretleri de bir fırka ile Humus yolunu muhafazaya memur idi. İmparator Hirakl ise, Humus’un muhafazası için bir general ile kâfi miktarda asker bırakıp şehir dışında bir mevki tutmuş ve Dımaşk muhafazasını General Mahan’a havale etmişti. Dımaşk’a yardım için de bir fırka göndermişti. Lâkin Zülkelâ‘ (r.a.), onları bozguna uğrattı. Dımaşk şehri içindeki Rumlar yardımdan mahrum kaldı ve muhasara birkaç ay daha
Din İslam
Baybars'ın Şehzadeleri Devlet Yönetimine Alıştırması
et-Tuhfetu'l-Mulukiyye fi'd-Devleti't-Turkiyye Sultan Baybars, şehzadelerin eğitimi ve ileride devlet yönetimine hazırlanabilmeleri için onların yetiştirilmesine büyük önem verirdi. Bu amaçla şehzadeleri sık sık eğitime tabi tutar, onlara devlet idaresi ve askerî tecrübe kazandırmaya çalışırdı. Büyük oğlunu önemli görevlerde bulunması için ordularla birlikte seferlere gönderir, bazı emirlerle beraber Şam (Dimaşk) bölgesine sevk ederek hem yönetim hem de askerî açıdan tecrübe edinmesini sağlardı. Küçük çocuklarını ise tahta çıkma merasimlerine dahil ederek onları gelecekte üstlenecekleri devlet görevlerine alıştırırdı.
Alıntı