10/10
·239 syf.··
2026 20. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 15:56
İmam Gazali'nin kıymetli eserlerinden biri olan "Ölüm ve Ötesi", insanoğlunun bu dünyadaki yaşamı ve sonrasındaki ebedi evreni derinlemesine tefekkür etmesini sağlıyor. Kuran-ı Kerim ayetleri, Peygamber Efendimizin hadis-i şerifleri ve önemli ve derin sahabeler ile peygamberlerin hayatından verdiği örneklerle,bizleri hayatın gerçekleri ve ölümün ötesindeki hakikatler üzerine düşünmeye davet ediyor. Bu eser, inancımızı bir kez daha gözden geçireceğimizi ve derin bir tefekkür almamızı ölümün her an bizimle olduğunu derin düşüncelerin birliğini sağlayıp duyguların ve düşüncenin içinde bütünlüğü bozmadan ilerlemek ve yol bulmak için eşsiz bir fırsat bizler için manevi derinliği arayanlara en güzel tavsiye Ölüm ve Ötesi
Din
Ölüm ve Ötesiİmam Gazali · Hikmet Neşriyat · 20153,825 okunma
İnanç ile şüphenin arasında bir kadın
9/10
·424 syf.··
2026 31. kitabı
Bu kitap bende bir roman okumuş olmaktan çok, uzun bir iç hesaplaşmaya tanıklık etmişim hissi bıraktı. Elif Şafak, bu kez sadece bir hikâye anlatmıyor; inanç, kimlik, aidiyet ve kadın olma hâli üzerine düşündürüyor. Romanın merkezinde Peri var. Ne tam inanabilen ne de tamamen inkâr edebilen bir kadın. Aslında onun yaşadığı ikilemler birçok insanın kendi içinde sessizce taşıdığı soruların yansıması gibi. Bir yanda sorgusuz kabul edenler, diğer yanda her şeyi reddedenler ve ikisinin arasında sıkışıp kalanlar… Peri’nin hikâyesi tam da bu arada kalmışlığın hikâyesi. Kitabın en güçlü yanı karakterleri. Havva, Şirin ve Peri sadece üç genç kadın değil; aynı zamanda farklı dünya görüşlerinin, farklı yaşam biçimlerinin temsilcileri. Aralarındaki dostluk zaman zaman sıcak, zaman zaman yıpratıcı olsa da oldukça gerçek hissettiriyor. Elif Şafak’ın dili yine akıcı ve etkileyici. Özellikle din, inanç ve kimlik üzerine yaptığı sorgulamalar okuyucuyu rahatsız etmeden düşünmeye davet ediyor. Ancak zaman zaman yazarın vermek istediği mesajların hikâyenin önüne geçtiğini hissettiğim bölümler de oldu. Bu nedenle romanın bazı kısımları olay örgüsünden çok fikir tartışması okuyor hissi yaratabiliyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey cevaplar değil, sorular oldu. Belki de yazarın amacı buydu. Çünkü bazı romanlar bir hikâye anlatır, bazıları ise insanın kendi içine dönüp bakmasını sağlar. Havva’nın Üç Kızı benim için ikinci grupta yer aldı. İnanç, aidiyet, kadın kimliği ve farklılıklarla bir arada yaşama üzerine düşündüren romanları sevenler için okunmaya değer bir eser. Ancak hızlı ilerleyen olay örgüsü arayan okurların beklentisini tam olarak karşılamayabilir.
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619,1bin okunma
Reklam
9/10
·500 syf.·
2026 2. kitabı
Roman 2 farklı polis karakteri üzerinden ilerlerken, derin devlet, bürokrasi, Türkiye'de din temelli yapıların etkileri gibi bir çok olguyu derinden sorgulamanıza vesile oluyor. Yazarın konuya genel hakimiyeti emniyet teşkilatı anlatılarındaki gerçekçi detaylarla kendini sık sık belli ediyor. Belirli bir gün aralığında geçen olay örgüsü ve detaylı anlatım tekniğiyle romandan kopmuyorsunuz. Yine sıkılmadan ve ülkede yaşananlarla bağdaştırmaktan kendinizi alıkoyamayacağınız düşüncelerle bitecek güzel bir roman var karşınızda.
1000Kitap
ZavallıTimur Soykan · Postacı Yayınevi · 201341 okunma
8/10
·984 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 15:26
“Asr-ı Saadetten 365 Güne” kitabı, her güne özel hazırlanmış kısa ama anlamlı bölümlerden oluşan bir eserdir. Kitabın temel amacı, Hz. Muhammed dönemindeki örnek olayları ve sahabenin hayatından kesitleri günümüz insanına aktarmaktır. Her bölüm genellikle üç unsurdan oluşur: Konuyla ilgili bir ayet, Konuyu destekleyen bir hadis, Ashâb-ı Kirâm veya Asr-ı Saadet döneminden bir olay veya kıssa. Kitabın tek negatif yönü Hissemize Düşenler kısmında hadisten çıkarılacak dersleri çok basit buldum. Ama genel okuyucuya hitap ettiği için tavsiye ederim.
Din
Asrı Saadetten 365 GüneKolektif · Diyanet Vakfı Yayınları · 202160 okunma
7/10
·342 syf.··
2026 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 15:20
Başlarda ortaya çıkan dinlerden söz etse de kitap ağırlıklı olarak Hristiyanlık ve onun farklı kolları üzerinde duruyor. Özellikle Hristiyanlığın Amerika’ya taşınmasıyla birlikte kapitalist sistemle kurduğu ilişkiyi anlatan bölümler dikkat çekiciydi.Burada dinin şirketleşmesini okuyabilirsiniz. Ben daha sorgulayıcı ve eleştirel bir metin bekliyordum. Ancak zaman zaman, farklı bakış açılarını tartışmaktan çok okuru İsa’nın yeniden gelişine ikna etmeye çalışan bir anlatımla karşı karşıya kaldığımı hissettim. Bu nedenle beklentilerimi tam olarak karşılayamadı. Bununla birlikte, yüzyıllar boyunca din adına yürütülen savaşlarla dinlerin öğütlediği ahlaki ilkeler arasındaki çelişkiyi sorgulaması kitabın en güçlü yanlarından biriydi. İnançların tarih boyunca nasıl şekillendiğini ve siyasi, ekonomik yapılarla nasıl iç içe geçtiğini görmek açısından da düşündürücü bir okuma sundu. Son sayfalarda yer “tüm dinler afyondur” yaklaşımı kitabın özeti oluyor kanımca.. Dinlerin tarihi kadar, insanların inançları adına neleri göze alabildiği de ürkütücü bir tarihi anlatıyor.
Dinin Kısa TarihiRichard Holloway · Alfa Yayınları · 2019324 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 87. kitabı
İSTEDİĞİM İNSAN OLMA YOLUNDA . Zihnin ve bedenin alışıldık reflekslerle devreye girmesi tepki vermek mi yoksa muhakeme edip yanıt vermek mi ? Anlık bir refleks olan tepki, bizi çoğu zaman rahatlatır; fakat uzun vadede değerlerimizden uzaklaştırabilir. Yanıt ise her zaman konforlu olmasa da, daha bilinçli ve uyumlu bir yön sağlama potansiyeli taşır bizlere. Işte, " istediğim insan olma yolunda" atılabilecek en temel adımlardan biri; ne zaman otomatik bir tepkiye kapıldığımızı, ne zaman bilinçli bir yanıt verebildiğimizi fark etmektir! Çünkü bu farkı yaratan, ne yaşadığımızdan çok, yaşadıklarımız karşısında neyi, nasıl seçtiğimizdir. Din de, psikoloji de benzer bir soruya hizmet eder aslinda: " Nasıl yaşamalıyım? "Bu durumda bizimle yol alacak bir psikoloji bilimi, bir de psikoloji bilimine dair tasavvurumuz var elimizde. Ahlaki tercihlere zemin hazırlayan bilgiyi sunan bilim, " Ne olur? " derken; Ahlâk ise " Ne yapılmalıdır? " der. Psikoloji, insanın nasıl davrandığını, hangi koşullarda ne tür tepkiler verdiğini, hangi örüntülerin tekrar ettiğini incelerken, din ise insanın niçin yaşadığını, hangi yöne yürümesi gerektiğini, neyin değerli olduğunu bize bildirir. İnsan, neye sahip olduğu kadar, sahip olduklarıyla ne yaptığı üzerinden de değerlendirilir. Kendisini acıya ve zorlanmaya davet eden deneyimlerden kaçınma eğilimindedir. !! Bizlerin ana besini olan bağ kurma, zayıflık ve korkaklık olarak gösterilerek insanın kendisine yeteceğinin, kimsenin sevgisine ihtiyaç duymadığının, güçlü hissetme beklentisiyle tezat oluşturuluyor. Oysa ki en önemli şey birilerine ihtiyaç duyduğumuzun farkına varmışken bunu bizi değersiz yapmayacağını da anlayabilmek. Ve önemli olan iyi gelen ya da gelmeyen insanlardan ziyade, ilişkilerimizde neye tahammül edip, neye sınır koymamız
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202625 okunma
Reklam
Reklam