Öyle birine konuk olacağız ki o 23 yıl nübüvvetli günlerde, 28 yıl da Râşit Halifeler Dönemi’nde, tam 51 yıllık iman yolunda kametine, duruşuna en küçük bir iz düşürmemiş, hep Allah’tan razı olmuş, Allah’ı da kendinden razı etmiştir.
Öyle birine konuk olacağız ki o hem Dârü’l-Erkam’ın hem Suffa’nın ilk talebelerinden ve en gözde hocalarından biri olmuştur.
Öyle birine konuk olacağız ki o Efendimizi (sas) bir gölge gibi takip etmiş, Efendimiz (sas) neredeyse orada olmuş, kendisine biçilen rolü hakkıyla oynamış, hiçbir işin altında kalmamış; iş olunca koşmuş, ganimet olunca ortadan kaybolmuş; hizmette önde, ücrette geri biridir.
Öyle birine konuk olacağız ki (bu ifadeye dikkat edelim) o; Allah (cc) ile ticaret yapmış, ticareti de Kur’ân’ın tasdiki, onayı ile kabul görmüş bir sahâbidir.