sözcüklerin yetişemediği bir uzaklığa gitmek isterdim. çünkü bu namussuz çağda; aşk ve insan kimsenin varamadığı bir gurbettir. insan, yani bir başkasının yanıldığı. dağıldığı. kırıldığı. yıkıldığı.
Kendilerinin yıldızlar kadar yüksek ve parlak olduğunu sanıyorlar; işte zaten bu yüzden yeryüzüne düştüler ve sağduyudan yoksun kalpleri karanlıklarda kaldı...
Nereye gittiysek, hangi memlekete gök hangi insana pencere olduysak; neyi denediysek, yine de şu yüreğimizin yüzünü yere düşüren hayattan sağ kurtulamadık. Unutmamalı ki içimizde bir şubesi bulunan umutsuzluk da bu dünyanın malı.