Lynn Grabhorn’un Affedersiniz Ama Hayat Sizi Bekliyor kitabını merak ederek okumaya başladım.
Kitabın temel mesajı tanıdıktı: Hayatımızı sadece düşüncelerimiz değil, düşüncelerimizin arkasındaki duygu hâli de şekillendiriyor.
Grabhorn, Çekim Yasası perspektifinden bakarak, içinde bulunduğumuz duygusal frekansın hayatımızdaki deneyimleri etkilediğini savunuyor ve şu sorulara dikkat çekiyor:
“Neden hep aynı döngülerdeyim?”
“Neden istediğim şeyler gelmiyor?”
Yanıtı dış koşullarda değil, önce iç dünyamızda arıyor.
Zen, Budizm ve mindfulness daha çok “olanı olduğu gibi görmek, tutunmayı bırakmak ve kabul etmek” tarafındayken; bu kitap “duygusal titreşimini değiştir, hayatın değişsin” yaklaşımına daha yakın duruyor.
Ben kitabı hayatı kontrol etmenin bir yöntemi olarak değil, kendime ayna tutan bir davet olarak okudum.
Çünkü hayatımın mükemmel olmasıyla ilgilenmiyorum. Her şey istediğim gibi gitse de gitmese de, hayatla kurduğum ilişkinin niteliği benim için daha önemli.
Bu yüzden kitapta beni en çok etkileyen soru şu oldu:
“Şu anda hayatla hangi duygudan ilişki kuruyorum?”
Korkudan mı?
Eksiklikten mi?
Yoksa güven, açıklık ve kabullenmeden mi?
Grabhorn kitapta dört adım öneriyor:
• Ne istemediğini belirle.
• Ne istediğini belirle.
• İstediğin şeyi hisset.