Esra...⚘⸙

Esra...⚘⸙
@dipdirimeyyit
● Her lisân bir insan ise Her kitap da o insanın bakış açılarını geliştiren bir pencere olur. Saatlerimiz nihâyete ermeden, pencerelerinizi çoğaltmaya bakın.
İlahiyat - Sosyal Hizmetler
Erzurum
19 Ağustos 1998
3656 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Hayati İnanç hocamızın divan edebiyatına giriş ve divan edebiyatını sevdirme eseri bana göre. Divan edebiyatı dilinin ağırlığı sebebiyle "okusan bile anlamazsın" şeklinde zihnimizde yer ediyor hep. Bir bakıma doğru da farsça ve arapça kelimeler anlaşılmayı zorlaştırıyor. Halbuki birkaç mısrayla nice hikmetler anlatılmış dedim okurken. Hele bu mısralar yer yer yazarımızın anılarıyla bütünleşip başlıklar altında toplanınca güzel bir eser çıkmış ortaya. Birkaç güzel alıntı ile incelememi sonlandırmak istiyorum. "Her ki yek câ heme câ Her ki heme câ hîç câ" (Yani, bir yerde olan her yere kavuşur; her yerde olan bir yer bulamaz.) (sf 79) "Subha dek hiç kimsenin şem'in fürûzân eylemez Bî-vefâ dünyâ eğer ben bildiğim dünyâ ise" (Bu vefasız dünya eğer benim bildiğim dünya ise -tabiî odur- kimseyi ilânihâye sevindirmez. Mumu sabaha kadar yanmaz kimsenin.) (sf 66) "Bed asla necâbet mi verir hiç üniforma Zer-dûz palan ursan eşek yine eşektir" ( Soysuza asalet mi verir giydiği üniforma? Som altından semer vursan eşek yine eşek.) (sf 150)
Can Veren PervanelerHayati İnanç · Babıali Kültür Yayıncılığı · 20213,700 okunma
Reklam
9/10
·170 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2021 23:34
"Emin ol, dünyada hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bütün bu tatsız günler içinde yalnız seni arıyorum." "Yalnız Seni Arıyorum" Orhan Veli'nin Nahit Hanım'a 1947-1950 yılları arasında gönderdiği mektuplardan oluşuyor. Mektuplarda ortak dostlardan, günlük hayattan, Orhan Veli'nin bir türlü rutine binmeyen iş hayatından, Nahit Hanım'ın yer yer yazarımızı çok üzen sitem ve kıskançlıklarından ve bol bol da ikili arasındaki aşktan söz ediliyor. Kısacası hayattan... Bazen mektupların arası açılıyor, mektup yerini telefona bırakıyor, yüz yüze görüşülüyor ama Orhan Veli'nin özlemi hiç bitmiyor. Sanırım o zamanın sevgilerini bizim nazarımızda bu denli kıymetli ve sağlam kılan da bu özlem. Her an konuşamamak, birbirinden sıkılacak kadar hasret giderememek... Keşke mektup devrine geri dönsek diye düşünmedim değil ama aradan geçen zamanı düşününce hemen vazgeçtim bu temennimden. :) Daha önce adını duymadığım bir kitaptı "Yalnız Seni Arıyorum". Güzel bir tevafukla karşıma çıktı ve iyi ki de çıktı. Baştan söylemeliyim ki eğer bu türde yazılmış kitapları seviyorsanız okumalısınız. Mektuplardan oluşan kitapları okumak beni nedense hep çok etkiliyor. Bu türdeki kitapları okurken Stephan King'in 22.11.63 romanındaki Jake Epping oluyorum bir anda. Gelecekten gelen, hangi tarihte ne olacağını bilen biri gibi. Sanki şiirlerini, diğer kurgu eserlerini hayranlıkla okuduğumuz yazarlar, hayatlarına bir pencere aralamış da ben de büyük bir keyifle o pencereden başımı uzatıp hayatlarına bir noktadan ortak oluyormuş gibi keyifleniyorum. Hep elinde bir kalemle yahut bir daktiloyla masa başında hayal ettiğim yazarlar ve şairler; satırlara işledikleri sevgileri, hayat meşguliyetleri, parasızlıktan, hastalıktan yakınmaları, üzüntüleri, mutlulukları ile o masa başından kalkıyor da sokağa çıkıyor
Yalnız Seni ArıyorumOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 20245,1bin okunma
"İnsan derdi kadardır. Öyleyse derdiniz yâr ola!"
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2019 125. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2019 21:36
“Yazar değilim ben. Bir şeyler yazmakla yazar olunamayacağını iyi biliyorum. Heybemde öyle süslü kelimelerim yok… Ne kimsenin derdine derman olabilirim, Ne de yol olabilirim yolunu kaybetmişlere… Merhem de olamam kanayan yaranıza mesela… Derdinize derman olamam belki ama dermanın kimde olduğunu söyleyebilirim… Yol olamam belki size ama doğru yolu gösterebilirim… Çare olamam belki ama çarenin kimde olduğundan haberdarım.” diye başlıyor yazarımız kitabına. Böyle bilgilenmek adına yazılmış didaktik dinî eserler vardır. Öğretir daha çok. Ama bu kitap hem öğretiyor hem hissettiriyor. Bekir abi (kelimeleriyle kalbime dokunan yazarlardan sık sık isim soy isimle bahsetmek çok soğuk geliyor mazur görün) bildikleri, gördükleri ve yaşayarak öğrendikleriyle farklı başlıklar altında karşılıyor sizi. Sohbet havasında ilerliyor kitabımız. Bir gecenin güzelliğini anlatıp geceyi sevenlerin "o kadar haklı ki" demesine vesile oluyor, bir uçaklardan bahsedip yıllarca "İnanmayın siz uçaklar uçmaz oğlum!" diyen dedesinin Peygamber muhabbetiyle harmanlanmış hikâyesine götürüyor. Bazen kedilerden söz ediyor daha çok sevdiriyor o güzel hayvanları, bazen babasından ve babasızlığı hissettiği anlarla gözlerinizin dolmasına sebep oluyor. Özelikle "Zaman" başlıklı yazısında ninesiyle ilgili anlattığı hikaye gönül iklimimi değiştirdi desem mübalağa etmis olmam sanırım. Kitabını okumadan da muhabbet duyduğum için Bekir abiye kendimi bir sohbetin içerisinde hissettim. Hak verdiğim, ögrendiğim, tefekkür ettiğim ve daima bir tebessümle okuduğum bir kitap oldu. (bazı duygusal bölümler hariç 🤭) Okumanızı tavsiye ederim efendim. Not: "Müzik" bölümünde ismi geçen Göksel Baktagir'i bana kattığı için de ayrı teşekkür borçluyum yazarımız ve kitabımıza. Kitabın neredeyse tamamını bu güzel eserler eşliğinde
Allah Cümlemizi KorusunBekir Develi · Profil Kitap · 20182,970 okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2019 108. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2019 17:04
Ahmet Ümit kalemini çok severek okuduğum yazarlardan. Özellikle Beyoğlu Rapsodisi kitabının finaliyle beni fazlasıyla şaşırtmıştı. arzu Hanım'ın etkinliği sayesinde özlediğim kalemle yeniden karşılaştık. Arzu Hocam size de teşekkürler. Sis ve Gece uzun süredir merak ettiğim bir kitaptı. Kitapta MIT görevlisi Sedat'ın yasak aşkı Mine'nin kaybolması üzerine yürüttüğü soruşturmayla beraber, 'birine aşığım diğerini seviyorum' (!) dediği eşi ve sevgilisi arasında kalıp yaşadığı bunalımları, MIT çalışanları arasındaki ilişkileri; İstanbul'dan şehir manzaraları, yer yer tarihi bilgilendirmeler ve size adeta rüyayı yaşatan betimlemeler serpiştirilerek Ahmet Ümit üslubuyla anlatmış. Kurgu çok güzeldi. Olaylar yine döndü dolaştı sonunda 'vay be bu kadar kolay mıymış?' dedirtti. Ama Ahmet Ümit'in şaşırtmacalarına alıştığımdan mı yoksa daha önce Beyoğlu Rapsodisi'nde dilim yandığından fazla şüpheci mi davranmamdan dolayı mı bilemiyorum ama bu kitabın sonunu tahmin ettim. Yine de şaşırttığı noktalar oldu. Polisiye okumayı seviyorsanız ve Ahmet Ümit üslubu, ayrıntılı betimlemeleri, okurumuzun uzun uzun iç konuşmaları sizi sıkmıyorsa okumanızı tavsiye ederim. Iyi okumalar.
Sis ve GeceAhmet Ümit · Everest yayınları · 201724bin okunma
10/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2019 89. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2019 02:23
İnsanın ne değeri olabilir, evsiz barksız, yersiz yurtsuz, bayraksız, ne değeri? Her ne kadar kendimi inceleme yazma konusunda yeterli görmesem de bu kitabın incelemesini yazmadan geçmek istemedim. Filistin şiiri ve kavga şairleriyle tanışmam kısa bir süre önce bir hocamın vesilesiyle ve Mahmud Derviş'in şu şiiriyle ( youtu.be/kehm3HxMGDU ) oldu. Filistin yalnızca orada yaşayan, zulüm gören insanları ilgilendiren bir durum değildir. Müslümanlık bilinciyle düşündüğümüzde veya insani bir bakış açısıyla Filistin'i düşündüğümüzde ateş yalnızca düştüğü yeri yakmamalı. Aliya İzzetbegoviç'in şu cümlelerinin bu konuda rehber olabileceği kanaatindeyim: "İslamın olduğu yerde kayıtsızlık yoktur." , "Kudüs sadece Filistin veya Arap meselesi değildir. O bütün Müslüman halkların sorunudur." Kitabımıza gelirsek, bazı Filistin şairlerinin hayatlarına dair bilgilendirmenin ardından şiirlerine yer verilmiş. Bu sayede şairleri de tanıma imkanı da buluyorsunuz. Ayrıca hiç duymadığımız ama Filistinlerin yüreğinde derin acılar oluşturmuş katliamların da ayrıntılarına vâkıf oluyorsunuz. ( #48823421 ) Bu kitabı bir cümleyle özetlesem daha önce okuduğum şu minvâldeki cümleyle özetlerdim sanırım: "Özgürlüğünü kaybetmeyen, onun için mücadele etmeyen, özgürlüğün değerini anlamaz." "Yurdumda ölmek bana yeter. gömülmek yurdumun toprağına." "Yeter bana yurdumun bağrında olmak, toprak, ot, çiçek." Bu mısralara yansıyan bir bağlılık ve bilinç ancak özgürlüğü vatanı kaybetmenin ve mücadelesini vermenin eseri olabilir. Dizelerin, şiirlerin her biri üzerine uzun uzun konuşulabilir ama kendi yorumumu yapmak yerine incelememi sonlandırırken sizi en etkilendiğim alıntılarla başbaşa bırakmak
Filistin ŞiiriKolektif · Evrensel Basım Yayım · 200263 okunma
Reklam