Çarşamba Günlerini Yaşayabilme Kılavuzu
Aslında bütün mücadelem bugünün, yarına ve sonraki günlere benzememesi üzerine kurulu! İnsan her ne olursa olsun bir günü iki kez yaşamamalı bence. Bulutların üstünde rüzgâra kanat açıp süzülen bir kuş da olsa, at pisliğinde bir sinek de olsa ertesi gün her şeye sıfırdan başlamalı. Yeni insanlar tanımalı mesela. Hiç yürümediği sokaklarda yürümeli. Hiç kahvesini tatmadığı ufak bir kahve dükkanında az şekerli bir kahve içmeli. Yolda ısrarla bir şeyler satmaya çalışan bir düzenbazı ya da yakasına yapışan bir dilenciyi ”Hadi abicim Allah versin” diye başından savmak yerine, gözlerinin içine baka baka cevapsız bırakmalı. Eski bir camii önünde bacak kadar boyuyla simit satan çocukla iki lafın belini kırmalı. Gölgesinde yaşlıların dinlendiği ağaca başını kaldırıp bir bakmalı. Belki bir kuş görürüm ümidi ile hatta biraz beklemeli. O sıra arkasından geçip gitmekte olan tanıdığı görmemeli, hiç bilmemeli. Tesadüfler o günü, kurgulanmış olmaktan çıkarıp teğet geçmeli. Hiçbir tanıdık, hiçbir tanıdığa denk gelmemeli. Herkes bir yabancıyı bulup uzun uzun kendini anlatmalı ve dinlemeli. Gizli saklı ne varsa içinde, hepsini ulu orta saçmalı. Utanmalı, sıkılmalı, ağlamalı biraz. Ve hepsini yarın unutmalı… Ağlanacak durumdayken bir kahkaha atmalı… Ağlayacak durumdayken de iki. Sigara içmiyorsa o gün bir tane yakmalı. Mümkünse eğer ve gelmişse bahar ayları aşık olmalı. Beceriksiz de olsa ilk şiirini yazmalı. Biraz da kolayına kaçıp cümle sonlarına arka arkaya dizilmiş gibi kafiyeli fiiller koymalı. İnsan ara sıra yeniden doğmayı da bilmeli. Mesela bu Çarşamba! Ve unutup Salı’yı, kağıttan gemiler gibi durgun sulara bırakabilmeli. Ve batarken o gemi usul usul, bir tebessümle eşlik edebilmeli. Tek başına denize karşı küçük bir iskemle atmalı. Üşümeli ve üşürken yanında biri daha
Hayata Dair
Annem dün "inşallah seni Sefer ayından sonra evlendireceğiz" dedi. İnşallah. Kısmetim kim bilmiyorum. Birde bizimkilerin yaş geçtikçe gıybet yapma hormonları daha fazla arttığı için X kişisi deseler doğruluk yanlışlık payını sorgulamayı bile geçtim. Artık nasibim kim olursa olsun. Allah ne nasip eder bilmem ama aklımda şu birkaç şey var hepsini uygulamayan evlenirsem evime tuvalete bile gelmesin: 1) Benle yada hanımla benim evimde ne ebeveynlerimiz, ne kardeşlerimiz, ne herhangi bir akraba, ne de herhangi bir arkadaş gıybet yapmayacak. Beni ve hanımı geçtim bizim eve gelip birbiriyle de gıybet yapmayacak. Gider nerede yaparsa yapar o dilini sökerim. 2) Bunu inşallah hanımın ebeveynine de derim: Evladını özleyen iki taraf birbiriyle anlaşıp aynı gün gelir görmeye ve beraber kalkıp giderler, misafir kalacaklarsa beraber kalırlar, ha birisinin işi çıkar kalamazsa hepsi beraber gider. Başta yazdım gıybet yapmayacaklar benim evimde. 3) Hanımın ebeveyni ne kadar değerliyse benimkiler kırmızı çizgim. İster haftalık, ister aylık evli olayım dakikasında gider boşarım. Dipnot: Hele birini bulayım da 😉
Reklam
Bazı insanlara Dipnot düşmeli Yoksa ön'söz'lerine aldanıp duruyoruz
‎ لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ‎Dinde zorlama yoktur. Rüşd/Hak, batıldan (kesin bir biçimde) ayrılmıştır. Her kim (reddetmek, tekfir etmek, teberrî etmek suretiyle) tağutu inkâr eder ve Allah’a iman ederse kopması olmayan sapasağlam kulp (olan Kelime-i Tevhid’e) tutunmuş (ve İslam dinine girmiş) olur. Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.‎ ‎(2/Bakara, 256) ────────────── 📝 Dipnot: İslam’ın kopmaz kulpu Kelime-i Tevhid’dir. Kişinin Kelime-i Tevhid’in ehlinden olması ve söylediği Lailaheillallah’ın kendisine fayda sağlaması için iki şart zikredilmiştir: Tağutu inkâr ve Allah’a (cc) iman. Tağut, Kur’âni bir kavram olup Kur’ân’da sekiz farklı ayette geçmektedir. İslam’ın en önemli kavramlarından olan tağutu reddetmek, tüm peygamberlerin ortak gündemidir. (bk. 16/Nahl, 36) *Kur’ân’a Göre Tağut:* - Kur’ân’ın ölçüleri dışında ölçüler koyarak insanları vahyin aydınlığından küfrün karanlıklarına götüren geleneksel, dinî ya da siyasi bilgi kaynağıdır. (2/Bakara, 257) - Putlaştırılan, uğruna yaşanıp ölünen, dostluk ve düşmanlığın kendisine göre belirlendiği, meşruiyetini Allah’tan almayan değerler ve takip edilen yollardır. (4/Nisâ, 76) - Allah’ın yasalarına muhalif kanunlar yapan ve insanları buna davet eden şahıslar, kurumlar ve bunların koyduğu yasalardır. (4/Nisâ, 60) - Allah’ın dışında ibadet edilen; Allah gibi sevilen, korkulan, gönülden itaat edilen canlı cansız varlıklardır. (39/Zümer, 17) Tağutları reddetmeyen her insan, Allah’a iman ettiğini iddia etse de tağuta iman etmiş, ona kul olmuş ve Allah’ı inkâr etmiştir. (bk. 4/Nisâ, 51; 5/Mâide,
Din
Dipnot:
Sergi sadece 1 hafta sürecek çünkü dedem sadece bir haftalığına verdi bunları sonra geri vermem lazım ona ama öncesinde boyasını filan silmem çıkarma lazım.

User not found

@Ernoben
·
Dedemin daşşaaı isimli eserim 17 Hazirandan itibaren İstanbul Bienali sergi salonunda siz değerli sanatseverlerin huzurunda olacak.
Gülüşüne bir ömür aşık olunur diyenlerin ömrü kelebek ömrü kadar olacak deseler inanmazdım 😂 Dipnot: Kendi sözüm 🙈
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam