“. İşte koaservatlarda, yani en ilkin canlı yapılarında bu izolasyon görevini yağ zırhları yapmaktaydı. Bugün de, günümüzde var olan istisnasız her canlının hücrelerinin zarları temel olarak yağ yapılıdır. Bu da, tüm canlıların ortak bir atadan, ilkin bir canlı formundan (koaservatlardan) geldiklerinin net ispatlarından biridir; zira tek bir canlıda oluşan ve sabitlenen bu yapısal özellik, ondan evrimleşerek bütün bireylere aktarılmıştır. Ancak canlılığı tanımlamak için organizasyon tek başına yeterli ve anlamlı değildir, zira örneğin bir balonun da iç ortamıyla dış ortamını ayıran organizasyonu bulunur; ancak bu, ona bir “canlı” dememiz için yeterli değildir. Burada ikinci bir temele ihtiyaç duyarız.
Aradığımız bu ikinci temel, işlevsel bir aktivite veya bir diğer tanımıyla iç yapıdan kaynaklı bir metabolizmadır (aktivite ve metabolizma eş anlamlı kullanılabilir). Bu aktivite, belirttiğim gibi rastgele bir amaca sahip değildir, canlılık için olması gereken bir amaca hizmet eder: enerji üretimi ve tüketimi.”
“canlılığın cansızlık içerisinden evrimleşen özel bir form olduğunu göstermektedir. Koaservat olarak adlandırdığımız yapıların en temel özelliği, bünyelerinde meydana gelen kimyasal tepkimeler sayesinde ürettikleri enerjiyi (veya kimyasal enerjiyi depolayan molekülleri) aktif olarak kullanarak, fiziki bir düzensizlik terimi olan entropiye karşı koymak için harcamalarıdır. Bu kimyasal tepkimeler zinciri, bir çakmağın yanmasında meydana gelen kimyasal tepkimelerden pek de farklı değildir ve tamamen doğaldır. Eğer bu tepkimeler bütünü, bir varlık içerisinde görülüyorsa ona “canlı” deriz.”
“Bugün biliyoruz ki canlılık, muhtemelen bu derin okyanus tabanlarındaki volkanik bacaların etrafında başlamıştır. Dünya’nın yüzeyini kaplayan sular, elbette ki saf su değildir. Kaotik ortam içerisinde çözünen trilyonlarca kimyasal bu suyun içerisinde yüzmekte ve aynı zamanda hızla, okyanus tabanlarına doğru çökelmektedir”
“Dünya’daki kaosun en büyük sebeplerinden biri, oluşumunun ilk dönemlerinde, Mars boyutlarındaki Theia isimli bir ön-gezegenin (henüz oluşumu tamamlanmamış gezegen) Dünya’ya çarpması sonucu üzerinden dev bir parçayı koparmasıdır”