didem toruloğlu

didem toruloğlu
@dito
25 okur puanı
Ekim 2015 tarihinde katıldı
Biri uyarırsa. - Sabredilebilinir. - Ne olacağını bilirsin. - Kaygılanmazsın. - Yalnızca bekle
Kültür-Sanat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bazan, “eğer o gün, o kapıdan girebilmiş olsaydım...” diye düşünüyorum da; insan yaşaminin ne çok ‘eğer’, “...saydim/....seydim” lere bağlı olduğunu, tesadüf ve rastlantıların yaşantımızı nasıl yönlendirdiğini görüyorum. Bir de o ufak tefek, minik kararlarımızın, hayatın akışını nasıl irice etkilediğini.... görüyorum ama, bu görüş, hala kontrolü tamamen elimde tutamayışımdan ötürü, biraz öfkelendiriyor beni.
Mikro kozmosta, yani en küçükler âleminde uzay ve zaman fikri değerini kaybediyor diye düşünüyordu Hoca. Bilimin çevresi genişledikçe ve kendine has metoduyla açıkladığı olaylar arttıkça, bunu kuşatan bilinmeyenler evreni de büyüyor galiba. Şairin dediği gibi, "Deme insana mâlum olmadık manâ mı kalmıştır / Eğer meçhul arasan her işin encamı kalmıştır." Evet, her işin encamı, yani sonu bir türlü çözülemiyor. Olayların nedenini değil, nasıl olduğunu anlayabiliyoruz ancak.
"Herkes matematikçidir. Kendini bilsin bilmesin bu böyledir." Mustafa da bunu göstermeye çalışıyordu. Bütün yazarlar matematikçidir; çünkü dil bir matematiktir. Bütün idareciler matematikçidir; hele şu elektronik neyin denilen araç çıktıktan sonra idare bile matematik olmuştur. Matematik bilmeyen felsefeci, ruhun ölmezliği üzerinde düşünürken bile, Afrika yerlilerinin vardığı sonuçlara ulaşabilir. Bugün iktisatçılar için matematik vazgeçilmez bir bilimdir; çünkü planlamak için, yani ileriyi görebilmek için, 'İhtimaller Hesabı'nı yani matematiği bilmek gerekir. İktisadi hayatın her etkeni, başka bir ya da birçok etkenin fonksiyonudur. İş adamlarının yazıhaneleri grafiklerle doludur. Düşünen ve yeni bir şeyler ortaya koymak isteyen her insan matematikçidir. 'Çevremizdeki Evren'i inceleyen Sir James Jeans'ın dediğine göre, 'Tanrı bizi bir matematikçi olarak görüyor.'
Demirel, Mustafa İnan'ın öğrencisiydi ve hocasına da çok saygısı vardı. Yanımızdaki masada kardeşi Şevket Demirel ile oturuyordu. Bizi çağırdılar, birlikte yemeğe başladık. O günlerde Demirel, Devlet Su İşleri'nden ayrılmıştı, müteahhitlik yapıyordu. Siyasete atılacağı söyleniyordu. Mustafa Bey birden eski öğrencisine sordu: "Yahu Süleyman, duydum ki sen siyasete atılacakmışsın. Sakın ha. Ben seni akıllı bir adam bilirim." Demirel gülümsedi: "Böyle bir şeyi benden umar mısınız hocam?"