Ne hoş ne tatlı Turgut Uyar, bir dipnot şiir, işte burada. Bir hikaye anlatır gibi, akışkan taptaze. O yazınca seviyorum. Şiirin hikayeye dönük bir yönü olmalı mı bu ayrı bir tartışma konusu elbet. Ama burada Turgutça bir şeyler var. Şimdi Akçaburgazlı Yekta, elbet ki bu adam dipdiri yaşıyor. Onun bu şiiri ve şimdi belki hangi gerekçeyle bir dipnot ve yine kendini tutamayıp yine bir şiir. Üstü güneşi geçiren tül perde gibi hüzünle örtülmüş. Bir soluk aldım bir de orayı okuyorsun, sürüyor. Zaten hep böyle sıcak sıcak, Turgut. Ne güzel.
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırılpırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Ben tam dünyaya göre
Ben tam kendime göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
Her şey naylondandı o kadar
Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı
Ama geyikli geceyi bulmadan önce
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk