Anlam ortadan kalktığında, geriye kalan şey sadece fiziksel bir kütledir: Bir et yığını. Bu indirgeme, insanın kendine ve türüne duyduğu inancı kaybettiği an ortaya çıkan ağır bir hayal kırıklığının ürünüdür.
Geriye kalan tek şey; yokmuş bir ruhun küllerinden hayata tutunmaya çalışan boş bir kabuk... Yaşamın bu anlamsızlığı karşısında direnmek ne anlam taşıyor ki zaten? İnsan dediğimiz o kavram nihayetinde nedir? Amaçları, ruhu ve hedefleri parçalanmış bir insan, sadece bir et yığınından ibaret değil midir?
“O kadar çok şey yitirdim ki şimdiye dek, saymakla bitmez. Ama bugün biliyorum, tek sahip olduğum şeyin bu yitirdiklerim olduğunu… Her şiir, zamanla bir ağıta dönüşür. Yitirilmiş cennetlerden başka cennet yoktur.”
J.L. Borges