ahlâkî düşüncedeki kriz, ertelemeye elverişli görünmemektedir. Bu sebeple fiilen ahlâk alanının kendi imkânlarını seferber eden bir yöntemin izlenmesi daha elverişlidir. Ahlâkın başka hiçbir alanla mukayese edilemeyecek şekilde kendisine özgü imkânı, tercih hakkıdır. Zira insan, tercih ederek yokluğu varlığa ve imkânı zorunluluğa dönüştürdüğü ve inandığı değerler doğrultusunda hayatı şekillendirdiği ölçüde ahlâkî bir faildir. Dolayısıyla temellendirmeyi fiilen metafizik alana bırakan ve metafizik ilkeleri postulat olarak alan bir tercih, ahlâkî düşünceyi düştüğü yerden kaldıracak bir çıkış yolu olarak değerlendirilebilir. Aynı durum pratik ahlâk alanıyla ilgili büyük sorunlar için de geçerlidir.
Ömer Türker- Ahlâkî Tefekkürün Krizi: Bir Ahlak Teorisi Neyi Başarmalıdır?·Kitabı okudu